Un İçin İyi Bir Düşme Sayısı Kaç Olmalı?
Kaliteli bir ekmeklik un için düşme sayısı 200 ile 250 saniye arasında olmalıdır. 250 ve üzeri değerler, buğdayda iklimsel bir hasar olmadığını gösterir. Ancak tek bir sayı çok şey gizler çok düşükse ekmeğiniz yapışkan ve düşük hacimli, çok yüksekse kuru ve yoğun olur. İşte düşme sayısı testinin gerçekte ne ölçtüğü ve sonucun nasıl okunacağı.
Düşme sayısı testi ne ölçer?
Düşme sayısı testi, buğday ve unda alfa-amilaz enzim aktivitesini ölçer. Alfa-amilaz, fermantasyon sırasında nişastayı parçalayarak mayayı besleyen şekerleri ve hamuru kabartan gazı üretir. Fazlası nişastayı çok hızlı sıvılaştırır; azı ise hamurun düzgün kabarmamasına yol açar. Test, bir karıştırıcının ısıtılmış un-su karışımı içinde düşme süresini ölçerek çalışır ne kadar hızlı düşerse, nişasta o kadar parçalanmış ve sayı o kadar düşüktür.
Sayılar ne anlama gelir?
| Düşme sayısı | Enzim aktivitesi | Ekmeğiniz için anlamı |
|---|---|---|
| 150 sn altı | Çok yüksek | Filizlenme hasarı. Yapışkan iç yapı, düşük hacim, kısa raf ömrü. |
| 200–250 sn | Optimum | Kaliteli ekmeklik un için ideal. İyi kabarma, iyi yapı. |
| 250–300 sn | Orta–düşük | İklimsel hasar yok. Genellikle malt veya enzim düzeltmesi gerekir. |
| 300 sn üstü | Çok düşük | Kuru iç yapı, minimum hacim. Enzim takviyesi gerekir. |
600 saniye civarındaki bir sonuç, unda neredeyse hiç alfa-amilaz aktivitesi olmadığını gösterir.
Test nasıl yapılır?
Bastak, düşme sayısı testini Düşme Sayısı 5100 (FN Cheq) ile yapar; iki numuneyi 10 dakikadan kısa sürede aynı anda ölçer. İki modu vardır: doğal alfa-amilaz için FN ve toplam (mikrobiyolojik + doğal) alfa-amilaz için FFN tek tuşla değiştirilir. Cihaz, kaynama sıcaklığını rakımınıza göre otomatik ayarlar ve sonuçları ICC standartlarına göre düzeltir.
Dünya genelinde 20.000'den fazla FN Cheq cihazı; un, ekmek, makarna ve bisküvi üreticilerinde, üniversitelerde ve tahıl kalite laboratuvarlarında çalışıyor.
Hangi model size uygun?
Düşme Sayısı 5100 mevcut amiral gemisidir filizlenme hasarı tespiti ve tam ICC düzeltmesiyle en gelişmiş model. Yeni bir laboratuvar için belirtilmesi gereken cihaz budur.
Düşme Sayısı 5000 aynı temel ölçümü sunar ve en yeni özelliklerin gerekmediği durumlar için kanıtlanmış bir seçimdir.
Her ikisi de sonucun doğruluğunu koruyan iki aksesuarla desteklenir. FNX Shaker 5050 her numuneyi aynı şekilde karıştırarak operatör kaynaklı farklılığı kaldırır ve tekrarlanabilirliği artırır. Cooling Tower 5025 sürekli soğutma suyu sağlayarak testler arasında zaman ve şebeke suyu maliyetinden tasarruf ettirir.
Düşme sayısı resmin sadece yarısıdır
Düşme sayısı enzim aktivitesini gösterir, ancak nişastanın kendisini değil. Zedelenmiş nişasta da su absorpsiyonunu ve fermantasyon davranışını belirler ve SD CHEQ 15000 ile 1 g numuneden doğrudan ölçülür. İkisi birlikte, bir unun nasıl fermente olup pişeceğine dair eksiksiz bir okuma verir.
Un veya tahıl laboratuvarı için cihaz mı seçiyorsunuz? Bastak un ve tahıl kalite kontrol cihazlarını inceleyin →
Numune Alma Sondası Nasıl Seçilir?
Numune aracı temsil etmiyorsa, ardından gelen hiçbir analiz gerçeği temsil edemez. Her protein okuması, her gluten indeks, her düşme sayısı tek bir şeye dayanır: laboratuvarınızdaki tanenin araçtaki taneyi adil biçimde yansıtıp yansıtmadığına. İşte bunu numune alma sondası belirler ve yanlış modeli seçmek, sonrasında yaptığınız her testin doğruluğuna mal olur.
Bastak altı adet numune alma sondası üretir. Dördü tahıl ve tarım ürünleri, biri gübre, biri kömür içindir. Bu rehber, hangi modelin hangi işletmeye uygun olduğunu açıklıyor.
Manuel numune alma neden yetersizdir?
Bir buğday yükü asla homojen değildir. Taşıma sırasındaki titreşim; nemi, yabancı maddeleri, zararlıları ve tane boyutunu farklı katmanlara dağıtır. Elle kullanılan bir mızrak 30–50 cm'ye ulaşır yani yüzeye. Aracın dibine çöken her şey, süne zararı ve ağır yabancı maddeler dahil, hiçbir zaman görülmez.
Otomatik vakumlu bir sonda ise aracın tabanına kadar iner ve birden fazla noktadan çeker. Numune ile tahmin arasındaki fark tam olarak budur.
Dört tahıl modeli, karşılaştırmalı
| Model | Kimin için | Temel özellik |
|---|---|---|
| Numune Alma Sondası 10000 | Standart değirmen ve depo alımı | Çekirdek model kamyon, tır, gemi ve vagonlardan %100 temsili numune |
| Numune Alma Sondası 10100 | Yoğun alım noktaları, geniş araçlar | Uzatılmış erişim; yaklaşık 40 saniyede 6 nokta |
| Numune Alma Sondası 10200 | Limanlar, terminaller, yüksek hacimli değirmenler | Amiral gemisi tam otomatik, kendini aracın üzerine konumlandırır |
| El Tipi Numune Alma 10500 | Depolar, yığınlar, çuvallar, alçak tavanlar | Taşınabilir; 5–9 m derinlikten vakumlar; tek operatör |
Numune Alma Sondası 10000 iş atı
Numune Alma Sondası 10000; kamyon, gemi, tır ve vagonlardan tahıl, baklagil, yağlı tohum ve yem hammaddelerinde %100 temsili numune alır. Standart bir değirmen alımında manuel mızrak yöntemini bırakıyorsanız, başlangıç noktanız budur.
Numune Alma Sondası 10100 uzatılmış erişim
Numune Alma Sondası 10100, daha yoğun alım noktaları ve daha geniş araçlar için tasarlanmıştır. Yaklaşık 40 saniyede 6 farklı noktadan temsili numune alır — hasat döneminde oluşan araç kuyruklarını numuneden ödün vermeden ortadan kaldıracak kadar hızlı.
Numune Alma Sondası 10200 amiral gemisi
Numune Alma Sondası 10200, operatöre gerek kalmadan kendini aracın üzerine konumlandıran tam otomatik sondadır. Alım hacminin kesintisiz olduğu limanlar, terminaller ve büyük değirmenler için tasarlanmıştır; kamyon ve gemilerden numune alır.
El Tipi Numune Alma 10500 taşınabilir
El Tipi Numune Alma Sondası 10500, sabit kurulumun mümkün olmadığı yığın ve depolardan vakumla numune çeker fındık, buğday, mısır, baklagiller ve yağlı tohumlar. 1 metrelik boru bölümleri sayesinde alçak tavanlı depolarda bile çalışır ve 5–9 m derinlikten numune alır. Tek operatör, tek cihaz, tek seferde 9 kg'a kadar numune.
Tahıl değil: gübre ve kömür sondaları
Seride iki model başka sektörler için üretilmiştir. Numune Alma Sondası 10350, kamyon, tır, gemi ve vagonlardan temsili gübre numunesi alır. Numune Alma Sondası 10400 ise aynısını kömür için yapar; enerji santralleri, petrokimya tesisleri ve denizcilik lojistiğine hizmet eder.
Her ikisi de aynı patentli spiral/helis sonda sistemini kullanır Türkiye'de ve dünyada türünün ilk patentli ve uluslararası onaylı sistemi.
Tüm modellerin ortak özellikleri
- Patentli ve test edilmiş numune alma kalitesi %100 temsili
- Yaklaşık 40 saniyede 6 farklı noktadan temsili numune
- Önceden seçilebilen çalışma aralığı: 180°–360° dönüş, 9,7 metrelik alan
- Numunenin laboratuvara otomatik transferi
- CE ve ISO standartları; dünya genelinde 900'ü aşkın sonda sahada
Hangisi size uygun?
Standart değirmen alımı, orta hacim → 10000.
Yoğun hasat trafiği, geniş araçlar → 10100.
Liman, terminal, kesintisiz alım → 10200.
Depo, yığın, sabit kurulum mümkün değil → 10500.
Gübre → 10350. Kömür → 10400.
Numune laboratuvara ulaştığında zincir devam eder: Numune Bölücü 13000 onu ±%1 doğrulukla homojen bir alt numuneye indirir, Hektolitre 7000 ise tane yoğunluğunu uluslararası standartta belirler.
Hangi modelin alımınıza uygun olduğundan emin değil misiniz? Mühendislerimiz araç tipleriniz ve günlük hacminize göre size danışmanlık versin. Bastak un ve tahıl kalite kontrol cihazlarını inceleyin →
Un Kalitesi Nasıl Anlaşılır? Kalite Kontrol Rehberi
Bir unun kusursuz bir ekmek mi yoksa gevrek bir bisküvi mi vereceğini gözle ya da dokunuşla anlamak mümkün değildir. Un kalitesi ölçülebilir, bilimsel bir gerçektir; biyokimyasal, reolojik ve fiziksel özelliklerle tanımlanır ve tahmin edilerek değil, test edilerek belirlenir. Endüstriyel öğütme ve ticari fırıncılıkta güvenilir un kalite kontrol süreci, istikrarlı ve yüksek verimli üretimi hatalı partilerden ayıran temel unsurdur.
Un kalitesi üç hiyerarşik aşamada değerlendirilir: Buğday Kalite Kontrol, Un Kalite Kontrol ve Hamur Kalite Kontrol. Her şey, temsili numune ve doğru fiziksel testlerin kuru madde oranını belirlediği hammadde kabul aşamasında başlar. Bu aşamada üç temel cihaz kullanılır: Numune Bölücü 13000, Hektolitre 7000 ve Numune Alma Sondası 10100.
Buğday Kalite Kontrol: Un Kalitesinin Başladığı Yer
Nihai ürün kalitesini güvence altına almanın ilk aşaması, hammadde kabul ve depolama sırasında yapılan fiziksel ve mekanik analizdir. Buğday değerlendirmesi hassas numune alma ve homojenizasyonla başlar; fiziksel testler, protein ve gluten analizleri ve reolojik ölçümlerle devam ederek hammaddenin gerçek teknolojik kalitesini ortaya koyar.
Numune Alma Sondası 10100 ile Temsili Numune
Kamyon, tır veya vagondaki buğday yığını hiçbir zaman homojen değildir; taşıma sırasındaki titreşim nem, yabancı madde, zararlı ve tane boyutunu farklı katmanlara dağıtır. Bastak Numune Alma Sondası 10100, yığının en derin katmanlarına dikey olarak iner ve katı–gaz iki fazlı akış prensibine dayalı patentli vakum döngüsüyle numuneyi fiziksel bütünlüğünü bozmadan laboratuvara taşır.
| Kalite Kontrol Parametresi | Manuel Numune Alma | Numune Alma Sondası 10100 | Avantaj |
|---|---|---|---|
| Numune derinliği | En fazla 30–50 cm (yüzeysel) | Aracın tabanına kadar | Dibe çöken yabancı madde ve süne gözden kaçmaz |
| Temsil kabiliyeti | %30–40 (yanıltıcı) | %100 temsili | Protein, gluten ve hektolitre analizleri doğru başlar |
| İşlem süresi | 15–20 dakika | Yaklaşık 40 saniye | Hasat döneminde araç kuyruklarını önler |
| Numune noktası | Sadece 1–2 nokta | Otomatik 6 nokta | Yığın içindeki nem ve küf ceplerini yakalar |
Numune Alma Sondası 10100: yığının tüm derinliğinde çok hazneli dikey numune alma.
Hektolitre Ağırlığı: Buğday Sınıflandırmasının Temeli
Hektolitre ağırlığı 100 litreyi dolduran tanenin kilogram cinsinden kütlesi buğday sınıflandırmasında temel uluslararası kriterdir. Hektolitre 7000, tane yoğunluğunu uluslararası standartlarda ölçer. Hektolitre ağırlığı arttıkça un verimi ve kuru madde oranı da artar: 72 kg/hl yoğunluğundaki düşük buğday yaklaşık %76 un verirken, 84 kg/hl'ye ulaşan kaliteli buğday %81'in üzerinde verim sağlar. Cihaz 1 hektolitre standardına uygundur; sonuçlar düzeltme faktörü gerektirmeden küresel olarak geçerlidir.
Hektolitre ağırlığı arttıkça un verimi artar: 72 kg/hl ≈ %76, 84 kg/hl ise %81 üzeri.
Numune Bölücü 13000 ile Homojen Alt Numune
Bir kamyon dolusu buğdayın tamamını analiz etmek pratik değildir; ancak seçilen küçük alt numune (ör. 1000 g) tüm partiyi doğru temsil etmelidir. Numune Bölücü 13000, yerçekimi prensibiyle 38 bölme kanalı üzerinden çalışarak kusurlu taneleri, yabancı maddeleri ve proteini eşit dağıtır. ±%1 doğrulukla kalibre edilmiştir ve alt numunenin yığını gerçekten yansıtmasını sağlar.
Numune Bölücü 13000: ±%1 doğrulukla alt numune tüm partiyi doğru temsil eder.
Un Kalite Kontrol Parametreleri
1. Protein Miktarı ve Gluten Kalitesi
Tek başına toplam protein yanıltıcıdır. Mayalı ürünler için asıl gösterge yaş gluten miktarı ve gluten indeksidir. Hidratlanmış gluten, gazı hapseden ve hamurun kabarmasını sağlayan viskoelastik matrisi oluşturur. Zayıf gluten ağı yapışkan, çöken hamur ve düşük hacimli ürün verir; aşırı güçlü gluten ise genleşmeyi engelleyerek sıkı, sert iç yapı ve uzun mayalanma süresi oluşturur. Bastak Gluten Sistemi standart yöntemdir: gluten yıkama cihazı yaş gluten ayrımını otomatikleştirir, ardından Gluten İndeks 2100 Santrifüj protein gücünün kesin ölçümünü verir bu yöntem ICC Taslak Standart No. 192'de referans alınmıştır.
2. Nişasta Zedelenmesi ve Alfa-Amilaz Aktivitesi (Düşme Sayısı)
Hamuru kabartan CO₂, fermantasyon sırasında amilaz enziminin nişastaya etkisiyle üretilir; bu nedenle amilaz aktivitesi un kalitesi için belirleyicidir. Bunu ölçmenin evrensel yöntemi düşme sayısı (falling number) testidir. Bastak bu testi mikroişlemci kontrollü Düşme Sayısı 5100 (FN Cheq) cihazıyla yapar ve iki numuneyi 10 dakika içinde ölçer.
- Düşük düşme sayısı (150 altı): yüksek enzim aktivitesi / filizlenme hasarı yapışkan iç yapı, düşük hacim, kısa raf ömrü.
- Optimum (200–250 s): kaliteli ekmeklik un için tercih edilir; 250+ iklimsel hasar olmadığını gösterir.
- Yüksek (300 üstü): düşük amilaz aktivitesi kuru iç yapı, minimum hacim.
Farklı düşme sayısı değerlerinin ekmeğin iç yapısı ve hacmi üzerindeki etkisi.
Bastak FN Cheq'in viskozite tabanlı metodolojisi 2021'de ICC tarafından ICC Taslak Standart No. 189 olarak onaylanmıştır bu standarda sahip dünyadaki ilk ve tek cihazdır. Zedelenmiş nişasta ise sadece 1 g numuneyle SD CHEQ 15000 tarafından doğrudan ölçülür.
Hamur Kalite Kontrol: Reoloji
Hamur reolojisi hamurun akış ve deformasyonu unlar arasındaki kalite farkını ortaya koyar, hammadde seçimini yönlendirir ve fermantasyon davranışını izler. Bastak reometreleri dünya çapında ICC ve AACC standartlarına uygundur.
Su Absorpsiyonu ve Stabilite Absograph 500
Absograph 500, hamuru yüksek tekrarlanabilirlikle değerlendirir; 300 g numunede 5 ve 20 dakikalık test seçenekleri sunar. Su absorpsiyonu (%), gelişme süresi, stabilite ve yumuşama derecesini ölçer verimi koruyan ve pişme değerini öngören parametreler.
Absograph 500 cihazının hamur reolojisi eğrisi (Kaynak: Bastak Instruments ürün kataloğu).
Uzayabilirlik ve Direnç Resistograph 500
Resistograph 500, yerçekimi etkisini ortadan kaldıran alttan üste raylı germe sistemiyle 45, 90 ve 135. dakikalarda test yapar. Maksimum uzama direnci, sabit deformasyonda direnç, uzayabilirlik ve enerjiyi kaydeder yüksek değerler daha güçlü ve sağlam bir hamur yapısını gösterir.
Resistograph 500 ile hamur uzayabilirlik analizi (Kaynak: Bastak Instruments ürün kataloğu).
Buğday aşamasında ekmeklik kaliteyi doğrulamak için hassas bir Sedimantasyon 3100 (Zeleny) testi de uygulanabilir.
Sonuç
Peki un kalitesi nasıl anlaşılır? Yalnızca protein oranıyla değil. Gerçek un kalite kontrol; temsili numune, hektolitre ağırlığı, hidratlanmış gluten bütünlüğü, alfa-amilaz aktivitesi ve hamur reolojisinin tamamını gerektirir. Bastak Instruments analiz cihazlarıyla değirmenciler ve fırıncılar un kalitesini tahminden garantili bir standarda dönüştürür. Bastak un ve buğday kalite kontrol cihazlarını inceleyin →
2026'nın En İyi ICC Sertifikalı Tahıl ve Un Kalite Test Cihazları | Bastak ICC 189 ve 192 Neden Dünyaya Liderlik Ediyor
ICC 189 ve ICC 192 Standartları: Tahıl Laboratuvarları İçin Derinlemesine Bir Kılavuz
Dünya çapındaki tahıl ticaretinde, işlem şeffaflığını ve kalite güvencesini korumak için standartlaştırılmış bir analitik dil oluşturmak şarttır. Uluslararası ihracat yapan un değirmenleri ve akreditasyon arayan analitik laboratuvarlar, ham maddelerin veya nihai ürünlerin içsel kalite parametrelerini doğrulamak için uluslararası kabul görmüş çerçevelere sıkı sıkıya bağlı kalmalıdır. Bu düzenleyici ve bilimsel kriterlerin zirvesi, ICC (Uluslararası Tahıl Bilimi ve Teknolojisi Birliği) tarafından oluşturulan standartlarla temsil edilmektedir. Bu yerleşik standartlar, dünya çapındaki un değirmenleri ve ISO akreditasyonlu un laboratuvarları için, ham maddelerin ve nihai ürünlerin içsel kalite özelliklerini küresel olarak doğrulamak için evrensel ve güvenilir bir temel sunmaktadır. Uluslararası tahıl kalite standardına uyum, tahıl analiz belgelendirme prosedürlerinde doğruluğu sağlayarak şeffaf ve güvenilir küresel ticareti teşvik eder.
ICC Standardı Neyi Tanımlıyor? Yayınlanmasından hangi kuruluş sorumludur?
Coğrafi kökeninden bağımsız olarak ister Anadolu ovalarında ister Amerikan Orta Batısında hasat edilmiş olsun biyolojik matrisin fiziksel, kimyasal ve reolojik yönleri tutarlı, titiz bir bilimsel terminoloji kullanılarak ölçülmelidir. Buğdayın içsel reolojik özelliklerinin değerlendirilmesi, TMO buğday kalite sınıflandırma sistemi tarafından belirlenen standartlara uyulması için çok önemlidir. Uluslararası hasat sonrası değerlendirmedeki tutarsızlıkları gidermek amacıyla 1955 yılında kurulan Uluslararası Tahıl Bilimi ve Teknolojisi Birliği (ICC), tahıl, un ve hububat endüstrilerinde analitik yöntemlerin standardizasyonu konusunda önde gelen küresel otorite olarak faaliyet göstermektedir. Merkezi Viyana, Avusturya’da bulunan birlik, akademik tahıl bilimini endüstriyel öğütme teknolojileriyle bir araya getirmektedir. ICC standartları, kalite test cihazları için operasyonel süreçleri, hassasiyet eşiklerini ve enstrümantal özellikleri sistematik olarak tanımlar. Bu standartların kullanımı hem endüstriyel kuruluşlar hem de akademik laboratuvarlar için çok sayıda temel yapısal fayda sağlar. Hassas termodinamik limitler, mekanik toleranslar ve biyokimyasal oranlar belirleyerek, ICC standartları, bugün yapılan bir analitik testin, aynı koşullar altında başka bir yerde tekrarlandığında istatistiksel olarak eşdeğer sonuçlar üreteceğini garanti eder. Ayrıca, uluslararası ticarette, tahıl sevkiyatları genellikle sıkı gümrük denetimlerinden ve sözleşme değerlendirmelerinden geçer. Bir laboratuvarın test ekipmanının ICC kriterlerine uygun olarak resmi olarak sertifikalandırılması durumunda, ortaya çıkan analitik sertifikalar teknik pasaport işlevi görür. Sonuç olarak, bu bulgular uluslararası alıcılar, tahıl kuruluşları ve gümrük yetkilileri tarafından kesin ve yasal olarak uygulanabilir olarak kabul edilir ve kalite anlaşmazlıklarıyla bağlantılı finansal riskleri önemli ölçüde azaltır. Laboratuvar aletlerinin ICC standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi, rastgele kalibrasyon tutarsızlıklarını ortadan kaldırarak endüstriyel un değirmenlerinin harmanlama, şartlandırma ve öğütme ekstraksiyonları üzerinde sıkı kontrol sağlamasına olanak tanır.
ICC 189 ve ICC 192 standartlarını birbirinden ayıran nedir?
Bir tahıl kalite kontrol laboratuvarında analitik hassasiyete ulaşmak, ardışık, çift katmanlı bir yapısal çerçeveye benzer. Bu yapının temel katı, numune hazırlığının bütünlüğünü belirlerken, üst kat ise nihai nicel ölçümün hassasiyetini kontrol eder. Birinci katın yapısal bütünlüğünde herhangi bir taviz, ikinci katın hassasiyetini de mutlaka zayıflatır. Tahıl biliminde, ICC Standardı No. 192 ve ICC Standardı No. 189, laboratuvar iş akışının bu iki farklı, ardışık aşamasını açıkça tanımlar. Bu standartların benzersiz teknolojik kullanım alanlarını tam olarak anlamak için, her bir standardı kendi özel fiziksel ve kimyasal çalışma parametreleri alanı içinde değerlendirmek şarttır.
ICC Standardı No. 192: Analiz Öncesi İşlemlerin Temeli
ICC 192, numune hazırlama cihazları için katı standartları ve yapısal tasarım özelliklerini belirleyerek, temel analiz öncesi süreci düzenler. Büyük bir kamyon yükünden veya tahıl silosundan elde edilen temsili bir toplu numune, rafine edilmemiş, heterojen haliyle yüksek hassasiyetli analitik cihazlara hemen sokulamaz. Tahılın biyolojik yapısı, titizlikle düzenlenmiş bir dönüşüm gerektirir. ICC 192, glüten yıkama, kuru glüten, glüten indeks cihazlarının ve çalışma parametrelerini belirleyerek bu prosedürü yönetir. Granülometri ve parçacık boyutu dağılımı, öğütülmüş un veya öğütülmüş tahıl parçacıklarının tam geometrik boyutlarını ve kıvamını belirler. Mekanik öğütme, doğası gereği sürtünme ve ısı üretir. ICC 189, enzimatik alfa-amilaz zincirleri ve nişasta granülleri gibi hassas biyokimyasal bileşenleri, analize başlamadan önce yapay termal veya mekanik hasardan (aşırı nişasta hasarı dahil) korur. Öğütme işleminin buharlaşmaya neden olmamasını sağlayarak, numunenin orijinal nem profilini korur.
ICC Standardı No. 189: Temel Enstrümantal Etkinlik Kriteri
Bu standart, temel analitik test cihazları için performans, mekanik toleranslar ve kalibrasyon kriterlerini açıkça belirtir. ICC 189, tahıl numunesine odaklanmak yerine, alfa-amilaz aktivitesini düşme sayısı yoluyla değerlendiren birincil test cihazının donanımını, elektronik sensör matrislerini ve yazılım algoritmalarını inceler. Standart, dünya çapındaki ağlarda eksiksiz veri tekrarlanabilirliğini sağlamak için birbiriyle ilişkili operasyonel alanda teknolojik standartlar belirler. İlk olarak, karıştırma pistonları veya viskozimetrik elemanlar gibi temel iç bileşenlerin hassas mekanik toleranslarını, dönme hızlarını ve fiziksel boyutlarını düzenleyerek ayrıntılı mekanik özellikleri belirtir. İkinci olarak, su banyolarının veya ısıtma bloklarının dikkatli kalibrasyonu yoluyla sıkı termodinamik kararlılığı zorunlu kılar ve 100,0°C’de veya belirlenmiş inkübasyon koşullarında doğru sıcaklık korumasını sağlar; burada ±0,1°C’lik küçük bir sapma bile enzimatik reaksiyon kinetiğini değiştirebilir ve nihai sonuçları tehlikeye atabilir. Sonuç olarak, bu mekanik ve termal kontroller, dönüştürücüler ve sensörler için katı doğruluk standartlarıyla birleştirilerek, ham fiziksel verileri alan ve bunları sorunsuz bir şekilde standartlaştırılmış kalite ölçütlerine dönüştüren elektronik sensörler, optik bileşenler ve mikroişlemciler için gerekli hassasiyet kriterlerini oluşturur.
Uluslararası Standardizasyon Prosedürleri ve Küresel Sektörel Liderlik: ICC Normlarının Şekillendirilmesine Katkımız
Küresel tahıl sektöründeki laboratuvar ekosistemlerinin sürdürülebilirliği, uluslararası kabul görmüş doğrulama ve standardizasyon süreçlerine titizlikle uyulmasına bağlıdır. Bu bağlamda, şirketimiz sadece yerleşik analitik standartlara uyan geleneksel bir üretici olarak değil; dünya çapındaki tahıl mevzuatının ve analitik prosedürlerinin şekillendirilmesinde aktif olarak yer almaktadır. Başkanımız Zeki Demirtaşoğlu’nun Uluslararası Tahıl Bilimi ve Teknolojisi Birliği’nin (ICC) metodoloji geliştirme çerçeveleri kapsamında Teknik Komite Üyesi olarak aktif katılımı, kurumsal, akademik ve endüstriyel etkimizin en kesin kanıtıdır. Bu stratejik üyelik sayesinde kuruluşumuz, tahıl analiz metodolojileri ve ICC standartları üzerine küresel literatürün şekillenmesinde söz sahibi ve karar alma rolüne sahiptir. Sektörel yasaların oluşturulmasında bu katılım, araştırma ve geliştirme ile inovasyon stratejimizin uluslararası alanda bilimsel güvenilirliğini güçlendirmektedir. Şirketimiz, Türkiye’de tanınmış ICC standartlarını yöntem derleme ve analitik doğrulama süreçlerine entegre eden ilk ve tek yerli üreticidir. ICC standartlarının benimsenmesi ve kurumsal olarak uygulanması, bağımsız uluslararası kuruluşlar tarafından incelenen sıkı, yüksek hassasiyetli laboratuvar doğrulama aşamalarını gerektirir. Bu, cihazlarımıza entegre edilen yüksek mekanik ve termodinamik hassasiyetlerin (örneğin, ana metinde vurgulanan ±0,1°C sıcaklık kararlılığı gibi) sadece tasarım başarıları olmadığını, yasal olarak onaylanmış uluslararası bir standardizasyon çerçevesine dayandığını doğrulamaktadır. Bu kapsamlı standartlar çerçevesi ve evrensel olarak uygulanabilir süreçler, uluslararası un ihracatçıları, sertifikalı laboratuvarlar ve devlet tahıl kuruluşları için bir güven temeli oluşturmaktadır. ICC çerçevesinde, uluslararası tahıl ticaretindeki teknik engeller ortadan kaldırılarak, bu sistemler küresel pazarda düzenleyici bir işlev üstlenmektedir. Zeki Demirtaşoğlu’nun ICC Teknik Komite Üyesi olarak üstlendiği rol, şirketimizin Türkiye’deki ayrıcalıklı tescil statüsüyle birlikte, işletmemizin yalnızca bir uygulayıcı değil, aynı zamanda dünya çapındaki tahıl analizi sertifikasyon süreçlerinde düzenleyici bir bilimsel otorite olduğunu göstermektedir.Teklif İsteyin.
Su Absorpsiyonu Nedir?
Unlarda Su Emilimi: Tahıl ve Un Değirmenciliği Sektöründe Neden Kritik Öneme Sahiptir?
Su emme (su absorpsiyonu), belirli bir unun belirli bir hamur kıvamına ulaşmak için emebileceği maksimum su miktarını ifade eder. Tahıl ve un değirmenciliği sektöründe bu değer genellikle su tutma kapasitesi olarak adlandırılır ve hem un kalitesi hem de ticari uygulanabilirlik açısından son derece önemli bir parametredir.
Bu süreç yalnızca unun ıslatılmasından ibaret değildir; su ile un bileşenleri arasında fiziksel ve kimyasal etkileşimler gerçekleşir. Su ve un arasındaki bu ilişki, temel parçacıkların fonksiyonel bir hamur yapısına dönüşmesini sağlayan karmaşık bir biyokimyasal süreçtir. Bu dönüşüm, nemi farklı yoğunluklarda absorbe eden üç temel yapısal bileşen tarafından kontrol edilir.
Gluten Proteinleri (Glutenin ve Gliadin)
Bu proteinler hamurun yapısal mimarlarıdır. Kendi ağırlıklarının neredeyse iki katı kadar suyu absorbe edebilirler. Hidrasyon sırasında genişler ve birbirine bağlanarak fermantasyon sırasında gazları hapseden elastik bir gluten ağı oluştururlar.
Hamurun elastikiyetini ve reolojik davranışını daha detaylı analiz etmek için laboratuvarlarda sıklıkla Bastak Resistograph 500 kullanılır.
Bozulmuş Nişasta (Damaged Starch)
Öğütme işlemi sırasında bazı nişasta granülleri fiziksel olarak zarar görür. Bu granüller, sağlam nişasta granüllerine kıyasla suya çok daha yüksek afinite gösterir ve kendi ağırlıklarının üç katına kadar su emebilir.
Bozulmuş nişasta seviyesinin analizinde Bastak SD Cheq 15000 cihazı kullanılmaktadır.
Pentozanlar (Nişasta Olmayan Polisakkaritler)
Unun yalnızca %2–3’ünü oluşturmasına rağmen etkileri oldukça büyüktür. Kendi ağırlıklarının 10 katına kadar su bağlayabilen hiper emici süngerler gibi davranırlar ve hamurun viskozitesini önemli ölçüde artırırlar.
Şirketler İçin Su Emiliminin Kritik Önemi
Su emilimi, yalnızca teknik bir parametre değil; ürün kalitesi ve ekonomik sürdürülebilirlik için temel bir faktördür. Bu özelliğin kontrolü, yüksek verimli üretim hatları ile maliyetli ve tutarsız üretim süreçlerini birbirinden ayırır.
Unun su tutma kapasitesi, hamurun optimum kıvama ulaşması için gereken su miktarını belirler. Teknik açıdan bu değer, hem buğday protein kalitesini hem de öğütme prosesinin doğruluğunu yansıtır.
Hızlı analiz süreçleri için birçok tesis DA 9000 NIR Tahıl Analizörü sistemlerini kalite kontrol süreçlerine entegre etmektedir.
Yüksek protein ağı ve ideal nişasta hasarı, unun daha fazla su tutmasını sağlar ve elastik, güçlü bir hamur oluşmasına yardımcı olur.
Endüstriyel un değirmenciliği ve büyük ölçekli fırıncılıkta su emiliminin kontrolü bir tercih değil, zorunluluktur.
Su en ekonomik bileşendir. Bu nedenle hamurun verimi (dough yield) doğrudan kârlılığı etkiler.
Yüksek su tutma kapasitesine sahip unlar %2–3 daha fazla suyu bağlayabilir ve bu da tonlarca üretimde ciddi ekonomik kazanç sağlar.
Endüstriyel Üretimde Hamur Stabilitesi
Modern üretim hatları tamamen otomatik sistemlere dayanır. Su emilimi dengesiz olan un, ya çok yapışkan ya da çok sert hamur oluşturur.
Aşırı su: yapışkan hamur, makine bantlarına yapışma
Düşük su: sert hamur, makine direnci ve deformasyon
Dengeli su emilimi üretim sürekliliği sağlar ve fire oranını düşürür.
Laboratuvar öğütme ve numune hazırlama süreçlerinde Bastak Roller Mill 4500 cihazı yaygın olarak kullanılmaktadır.
Bastak Absograph 500 Teknik Özellikleri
Hamurun mikser bıçaklarına karşı direncini ölçerek gerçek zamanlı bir grafik (Absogram) oluşturur.
Detaylı hamur reolojisi analizleri için Bastak Absograph 500 kullanılmaktadır.
Bu analiz dört temel parametre sunar:
Su Emilim Kapasitesi (%)
Unun 500 BU (Brabender Unit) standart kıvamına ulaşmak için emebileceği maksimum su miktarını belirler. %0.1 hassasiyetle ölçüm yapılır.
Hamur Gelişim Süresi (DDT)
Su eklenmesinden hamurun optimum kıvama ulaşmasına kadar geçen süredir.
Stabilite
Hamurun 500 BU seviyesinde dayanabildiği süreyi ifade eder.
Yumuşama Derecesi
Hamurun zamanla zayıflama miktarını gösterir.
Neden Bastak Absograph 500?
Absograph 500, karmaşık reolojik verileri anlaşılır ve uygulanabilir endüstriyel bilgiye dönüştürür.
Kar marjlarının düşük olduğu un sektöründe %1’lik verim artışı bile ciddi ekonomik kazanç sağlar.
Otomatik Su Dozaj Sistemi
Manuel hataları ortadan kaldırır ve tekrarlanabilirliği artırır.
Kolay Temizlik
Testler arası bekleme süresini azaltır.
Entegre Dokunmatik Ekran
Harici bilgisayar ihtiyacını ortadan kaldırır.
Özellik Karşılaştırması
| Özellik | Bastak Absograph 500 | Geleneksel Test |
|---|---|---|
| Entegre sistem | 15.6" dokunmatik ekran | Harici PC gerektirir |
| Temizlik | Kolay ve hızlı | Zor ve zaman alıcı |
| Uzaktan destek | İnternet üzerinden | Servis gerektirir |
| Dayanıklılık | Yüksek | Orta |
| Kullanım | Otomatik | Manuel |
| Alan tasarrufu | Yüksek | Düşük |
Modern Gıda Üretiminde Su Emilimi
Dengesiz su emilimi üretim hatlarında duruşlara ve ürün kalitesizliğine yol açar.
Absograph 500, hamur stabilitesini optimize ederek:
homojen yapı
ideal kabuk rengi
standart ürün hacmi sağlar
Uluslararası ticarette cihaz ICC, ISO ve AACC standartlarına uygundur.
Sonuç olarak Bastak Absograph 500, hem üretim verimliliğini hem de kalite standardını koruyan kritik bir laboratuvar çözümüdür.
Unda kül Tayini nedir ve Neden Önemlidir?
Bir numunenin yüksek sıcaklıkta ısıtılmasının ardından içinde ne kadar kül bulunduğunu belirlemek, geride kalan inorganik madde miktarını hesaplamak demektir. Bu süreç, kül fırını’nın fırın odasındaki havayı özel ısıtma dirençleriyle ısıtarak çalışmasını içerir. PID elektronik kontrol ünitesi sıcaklığı kesin bir şekilde korur. Analiz, genellikle, un örneklerinin porselen kaba yerleştirilip 120 dakika süreyle 900°C’ye kadar ısıtılması ile gerçekleştirilir. Bu yüksek sıcaklıkta, unun proteinler ve karbonhidratlar gibi tüm organik bileşenleri tamamen yok edilir. Yalnızca yanmayan mineral parçaları, yani kül olarak adlandırılan unsurlar geride kalmaktadır.
Bu süreç çok önemlidir çünkü inorganik ve organik madde oranı, ham maddelerin, yarı hazır ürünlerin ve bitmiş ürünlerin ne kadar iyi pişip pişeceğinin doğrudan bir ölçüsüdür. Kullanılan un kalitesi, ekmek, hamur işleri, kurabiye ve makarnaların son fırınında kritiktir. Ekmek yapılırken, çok fazla inorganik madde ekmeği daha küçük ve daha az havalı hale getirir, bu da ekmek hacmi için olumsuz bir durumdur. Bu nedenle, un değirmenleri ve fırıncılık endüstrisi, unun yüksek kaliteli ve hacimli fırın ürünlerini elde etmek için doğru özelliklere sahip olduğundan emin olmak için kül testleri yapmak zorundadır. Bir üretici, dijital LED ekrana ve son kül kalıntısına bakarak tahılın iç saflığını görebilmektedir. Bu, ilk ekmek ekmeği karıştırmadan çok önce hamurun fırında nasıl davranacağını tam olarak bilmelerini sağlar ve bu, sonuçların yüksek doğruluklu veriler sunması için önemlidir. Bu analizin gerekçesini anlamak için, bir buğday çekirdeğinin iç yapısını göz önünde bulundurmak önemlidir. Endosperm, beyaz unun ana bileşenidir ve ağırlıklı olarak nişasta ve protein içerir. Kepek ve Aleurone taneyi tutar ve mineral içeriği son derece yoğundur. Kül miktarı, ekstraksiyon oranının doğrudan göstergesidir. Un tipine bağlı kül oranı değişkenlik göstermektedir. Düşük kül oranı, unun büyük ölçüde saf endospermden elde edildiğini gösterir. Öte yandan, kül içeriğinin artması, öğütme sırasında daha fazla dış kepek tabakasının eklenmesine yol açar. Örneğin, Tip 550 un, yüksek saflıkta beyaz undur. Genellikle kuru madde bazında yaklaşık %0,55 kül içerir. Öte yandan, daha koyu ve daha tam unların, örneğin Tip 850, oranı %0,85 veya daha fazladır. Buğday kül içeriği ekmeklik kalitesini belirlemede ve fırındaki un davranışını tahmin etmede önemli bir faktördür ve doğrudan bir sınıflandırma sunmaktadır. Yüksek kül seviyeleri, son parçacık rengini koyulaştırabilir ve hamurun akışabilirliğini ve gerilimini değiştirebilir. Bastak Instruments, tartım ve yanma süreçlerini standartlaştıran yüksek teknolojili laboratuvar sistemleri üretir. Bu sistemler, gıda mühendislerine küresel kalite standartlarını korumak ve gıda fabrikasından tüketici masasına güvenli taşınımı sağlamak için güvenilir veri setleri sağlar; insan hatasını en aza indirir ve tutarlı sıcaklık değerlerinin elde edilmesinde önemli bir etken oluşturur.
Unun kül içeriği nasıl olmalıdır? Kül İçeriğinin Teknolojik Önemi
Buğday unundaki kül miktarı, endospermin ne kadar saf olduğunu ve öğütme sırasında kepeğin (perikarp ve aleurone tabakası) ne kadar hızlı karıştığını gösteren en önemli kalite faktörlerinden biridir. Buğday tahılındaki kül miktarının artması, daha fazla un ve unun daha az saflaştırılması anlamına gelir. Bunun nedeni, minerallerin genellikle tahılın dış katmanlarında bulunmasıdır.
Mevzuat ve Standartlara Göre Kül Seviyeleri
Türk Gıda Kodeksi Buğday Unu Bildirisi ve ilgili akademik standartlara uygun olarak, un türüne göre kül miktarları (kuru maddede) aşağıdaki aralıklarda olmalıdır:
Un Türü | Kül miktarı (kuru maddede, maksimum %) | Amaç Kullanımı |
Tip 1 | 0.00 ≤ Ash ≤ 0.55 | Lüks hamur işi, baklava ve bisküvi üretimi. |
Tip 2 | 0.55 <Kül ≤0.65 | Fırıncılık ve genel kullanım. |
Tip 3 | 0.65 <Kül ≤ 0.85 | Standart ekmek üretimi (köy ekmeği vb.). |
Tip 4 | 0.85 < Ash ≤ 1.25 | Tam buğday karışımları ve esmer ekmekler. |
Tam Buğday Unu | 1.50 ≤ Ash ≤ 2.00 | Diyabet ve tam tahıl ürünleri. |
Un külü içeriğinin reolojik özellikler ve kalite parametreleri üzerindeki etkileri
Kül tayini, bir numunenin organik matrisinin tam termal oksidasyonundan sonra kalan toplam inorganik mineral kalıntısını ölçmek için kullanılan hassas bir gravimetrik analitik tekniktir. Numune termal olarak ayrıştırıldığında, porselen bir kalıba yerleştirilir ve bir fırında 600°C gibi çok yüksek sıcaklıklara ısıtılır. Yapıdaki karbon, tüm temel organik bağları kıran gaz fazı bozulmasıyla parçalanır. Sıcaklık değişimleri nedeniyle numunenin hacmi de azalır ve geriye yalnızca kristalleşmiş mineral değişimini gösteren açık renkli, mikroskobik bir inorganik çökelti kalır. Bu aşırı koşullar altında, karbonhidratlar, proteinler ve lipitler gibi organik bileşenler yanmaya uğrar ve uçucu gazlar olarak serbest kalır, geriye kararlı, soluk renkli bir toz bırakır. Bu kalıntı mineral iskelettir. Orijinal malzemenin kümülatif inorganik içeriğini temsil eden uçucu olmayan metal oksitler, sülfatlar ve fosfatlardan oluşur. Bu analizin akademik ve endüstriyel önemi çok yönlüdür. Saflık, kalite ve besin değerinin birincil göstergesi olarak hizmet eder. Gıda biliminde, kül içeriği, yaklaşık analizde kritik bir bileşendir; Kül tayini, Kalsiyum (Ca), Potasyum (K) ve Magnezyum (Mg) gibi temel elementler de dahil olmak üzere bir ürünün mineral profilini anlamanın bir kapısı görevi görür. Ayrıca, işleme inceliğinin kesin bir göstergesi olarak da hizmet eder. Örneğin, un değirmenciliği sektöründe, undaki daha düşük kül seviyeleri, daha yüksek bir incelik derecesini ve mineral bakımından zengin dış kepeğin başarılı bir şekilde uzaklaştırılmasını gösterir. Tersine, anormal derecede yüksek kül verimi, kirlenme veya sahtecilik için teşhis sinyali olabilir ve toprak, kum veya yetkisiz dolgu maddeleri gibi inorganik safsızlıkların varlığını gösterebilir. Sonuç olarak, kül tayini, bir ürünün katı düzenleyici standartları karşılamasını ve kimyasal bütünlüğünü korumasını sağlayan kesin bir nicel ölçüm sağlar.
Bastak 12000 Kül Fırını: Stratejik Önemi ve Farklı Sektörler İçin Faydaları
Bastak Model 12000 Kül Fırını, un değirmenciliği, gıda üretimi, kimya ve madencilik gibi geniş bir yelpazedeki alanlarda inorganik maddeyi doğru bir şekilde ölçmek için önemli bir teknoloji ürünüdür. Cihaz, fırıncılık ve un endüstrilerinde kalite kontrolü için çok önemlidir, çünkü yüksek inorganik madde seviyelerinin ekmeğin hacmini ve genel pişirme kalitesini doğrudan ve olumsuz etkilediği bilinmektedir. Fırın, sıcaklığın her zaman aynı olmasını ve ısının eşit olarak dağıtılmasını sağlamak için PID kontrollü bir elektronik ünite ve ısıtıcı dirençleri kullanır. Bu, laboratuvarda tutarlı sonuçlar elde etmek için önemlidir. Sistem kararlı çalışır ve sıcaklığı 400 ile 950°C arasında tutarken 120 dakika içinde aynı anda 15 numuneye kadar işlem yapabilir. Gelişmiş membran teknolojisi, fonksiyon tuşlarını tozlu ve nemli laboratuvar koşullarından 30 yıla kadar koruyarak uzun ömürlü ve kullanımı kolay hale getirir. Bastak 12000, pişirme ve fırınlama işlemlerinde nihai ürünlerin kalitesini doğrudan etkileyen inorganik/organik oranını kontrol edebildiği için kullanıcılara iyi bir seçim sunar. Ayrıca tüm uluslararası CE ve ISO standartlarını karşılamaktadır.
Kül Tayininin Son ürünün kalitesi Üzerindeki Etkisi
Unda ne kadar inorganik madde olduğunu öğrenmek, özellikle fırıncılık ve öğütme endüstrilerinde önemli bir kalite kontrolüdür.
Ekmek Hacmi Üzerindeki Etkisi: Undaki yüksek miktarda inorganik madde, ekmek hacmi üzerinde doğrudan ve olumsuz bir etkiye sahiptir.
Kalite Standartları: Ekmek, hamur işi, bisküvi ve makarnada kullanılan unu yüksek kalitede tutmak için inorganik içeriğin ölçülmesi önemlidir.
Fırın Performansı: Organik ile inorganik madde oranı, ürünlerin ne kadar pişip pişmediğini doğrudan etkileyen kilit bir faktördür.
Doğruluk ve Teknik Hassasiyet
Cihaz, son teknoloji ısıtma teknolojisi kullanarak kullanıcılara bilgi vermek üzere tasarlanmıştır. Fırın, içindeki havayı ısıtmak için ısıtma dirençleri kullanarak çalışır.
PID Kontrolü: PID elektronik ünitesi sıcaklığı kontrol eder; bu, sıcaklığı çok hassas şekilde değiştirebilmesi gereken laboratuvar fırınları için çok önemlidir.
Homojen Dağılım: Fırın, ısının odaya eşit şekilde yayılmasını sağlar.
Dijital İzleme: Dijital LED ekran, çalışma sıcaklığın gerçek zamanlı olarak görülmesine olanak tanır.
Bellek Özelliği: Cihaz, test sıcaklığını dahili belleğinde kaydedebilir.
Endüstride verimlilik ve dayanıklılık
Bastak 12000, yüksek seviyede çalışması gereken laboratuvarlar için tasarlanmıştır.
Yüksek Kapasite: 15 farklı örnekte ne kadar inorganik madde olduğunu aynı anda 120 dakika içinde bulabilmektedir.
Dayanıklılık (Membran Teknolojisi): İş tuşları, membran teknolojisi sayesinde tozlu ve nemli laboratuvarlarda bile 30 yıl dayanacak şekilde tasarlanmıştır.
Geniş Kullanım Yelpazesi: Un değirmenlerinin yanı sıra yem, baharatlar, kimyasallar, kozmetik, plastik, ilaç ve madencilik gibi birçok sektör için önemlidir.
Çalışma Kapasitesi: Cihaz, uluslararası standartlara uygun olan 900°C'de 120 dakika çalışabilir. Standartlaştırma: Fırın, CE ve ISO standartlarına uygun şekilde üretilmiştir.
Mikotoksinler ve Nem Kontrolü: Gıda Güvenliğine Yönelik Büyük Bir Tehdit
Mikotoksin analizi ve özellikle Aflatoksin tespiti, gıda güvenliğinin en kritik basamaklarından biridir. Gıda güvenliği için büyük bir sorun olan mikroorganizma ve toksin riski özellikle yem ve tahılın hammadde olduğu durumlarda nem oranının %13-%14 ten daha yukarılara çıkması sektörde ciddi etkiler yaratmaktadır. Nem %14 ün üzerine çıktığında su molekülleri serbest hale geçerek hücre dışına sızmaya geçer. Bunun sonucunda ise sadece büyük miktarlara kadar varan ürün bozulmasıyla karşı karşıya kalınmayıp aynı zamanda ısıl işlemle dahi giderilemeyen Aflatoksin adı verilen ve kanserojen etkiye sahip mikotoksinler meydana gelmektedir. Artık nem oranı kritik eşiğin üzerine çıktığı zaman insan sağlığına ciddi derecede zararı olan mikroorganizmaların üremesiyle ve ciddi ürün kayıplarıyla karşı karşıya gelinir. Su aktivitesinin 0.65 üzerine gelmesiyle bozulma sinyallerini ilk veren kserofilik küflerle karşılaşılır. Bu küf türlerinin her ne kadar kurak ortamlarda üremesi daha iyi olsa da en düşük su aktivitesinin olduğu ortamlarda da üremelerini devam ettirebilmektedirler. Nem oranının %15-%16 lara ulaşması ise daha ciddi etkileri olan toksijenik özellikli küflerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu türler Aspergillus ve Penicillium olarak bilinir. Bu türler sadece toksik etkiye sahip olmakla kalmayıp ısıya da oldukça dayanıklıdırlar. Dolayısıyla gıda zincirine dahil olmaları halinde ısı ile yok edilemeyen, geri dönülemez bir sürecin başlamasına neden olurlar. Bu türlerin çoğalması sonucunda ise doğada bilinen en güçlü karaciğer kanseri tetikleyicisi olan, DNA yapısını bozan Aflatoksin ve böbrekler üzerinde çok ağır etkiler bırakan ve böbrek kanseriyle ilişkilendirilen Okratoksin A gibi mikotoksinlerin sentezi başlamaktadır. Nemin %18-%20 leri bulması durumunda ise bakteriyel faaliyetler ve fermantasyon başlayacağından dolayı ürünlerde çürüme gözlenmektedir.
Mikotoksinlerin Nem’e Bağlı Oluşumları ve Modern Test Çözümleri
Her ne kadar toksinler arasında en bilineni kanserojen etkisiyle Aflatoksin olsa da gıda güvenliği zincirinde çok daha fazla çeşitte başka tehlikeler de söz konusu olabilmektedir. Modern laboratuvar analizlerinde hızlı ve hassas tespit yöntemleri okratoksin, DON/ kusmuk toksini, ZON ve fumosin gibi toksinler için de hayati önem taşımaktadır. Okratoksin, tahıl, kahve, üzüm ve baharatlarda sıkça görülen bir toksindir. Okratosin A tipi özellikle böbrekler üzerinde toksik etki yaratmaktadır. Uygun olmayan nemli koşullarda hububatın beklemesi durumunda bu toksin çeşidi ile sıklıkla görülebilmektedir. Bastak Okratoksin test kiti numunenin her noktasında hassasiyetle okratoksinin mvcut olup olmadığını tespit edebilmektedir. Bu kit, nemin yoğun olacağı kurutma sonrası depolama aşamasında ürünün güvenliği için önemlidir. Diğer bir toksin çeşidi olan Zearalenon ise ZON olarak da geçmektedir. Bu toksine çoğunlukla mısır, buğday ve arpada çoğunlukla rastlanmaktadır. Özellikle hayvanlar üzerinde üreme sağlığı üzerine etkileri bulunmaktadır. İnsanlarda ise hormonal dengesizliklere yol açma riski vardır. Bastak ZON test kiti bu doğrultuda ZON varlığını tespit edebilir. Diğer bir nokta yem sektöründe biyokimyasal kalite ve rasyon verimliliğinin sağlanması gerekmektedir. Rasyon verimliliği hayvanın tüketimine karşılık bu tüketimin karşılığında et veya sütü ne kadar verdiğini ifade etmektedir. Rasyon veriminin sağlanması için zorunlu olan bazı parametreler bulunmaktadır. Bunlardan biri olan ZON test kiti hayvancılık sektöründe rasyon güvenliğini sağlamak ve üreme kayıplarının önüne geçmek için kullanılır. Deoksinivalenol (DON), kusmuk toksini olarak bilinen toksin ise yağışlı hasat döneminin de tetiklemesi ile en çok buğday ve arpada görülmektedir. İştah kaybı, kusma ve besin emilim bozuklukları gibi sonuçları olan bu toksin gıda sektöründe sık karşılaşılan sorunlardan birini oluşturmaktadır. Bastak DON test kiti ile sahada bile analiz yama imkânı sağlanabilmektedir. Fumonisin toksini ise mısır ve türevlerinde görülmektedir. Hücre büyümesini etkileyen ve DNA onarımını bozabilen bir toksindir. Ayrıca, at ve kanatlı gibi canlılarda ölüme kadar giden sonuçları olabilmektedir. İnsanlarda ise yemek borusu kanserinin yaşanmasına yol açabilir. Bastak Fumonisin test kiti ile mısır ve tahıl ürünlerinde Fumonisin konsantrasyonu hızlı bir şekilde görülebilmektedir. Mikrobiyolojik bozulmanın indikatörü olan diğer bir mikotoksin histamindir. Çoğunlukla fermente gıdalarda ve deniz ürünlerinde karşılaşılır. Proteinlerin bozulmasına yol açar. Eğer, tüketimi belli bir sınırı aşarsa şiddetli alerjik reaksiyonlar ve gıda zehirlenmeleri ile karşı karşıya kalınabilir. Ürünün tazeliği ve takibi için kullanılan Bastak Histamine test kiti fermantasyon süreçlerinde standart bir prosedür oluşturur.
Neden Bastak Test Kitleri?
Gıda güvenliği söz konusu olduğunda hız ve doğruluk tercihe bırakılmamalıdır. Bu doğruluğun sağlanması yasal ve ekonomik bir zorunluluk olduğu için kritik bir önem taşımaktadır. Klasik laboratuvar yöntemleri uzun ve karmaşık süreçler gerektirir. Bastak test kitleri ise hem modern bir teknoloji kullanır hem de pratiktir.
Zaman Yönetimi ve Operasyonel Hız
Klasik analiz yöntemlerinde numunenin hazırlanması ve bunun devamının getirilmesi ve bundan bir çıktı alınması saatler ile sınırlı kalmayı günleri bulabilmektedir. Bastak test kitleri ise hem yüksek bir hassasiyetle çalışır hem de dakikalar içinde sonucun görülebilmesini sağlamaktadır. Bu da kamyonların oluşturacağı lojistik dar boğazın önüne geçerek hammadde kabul süreçlerini hızlandırır. Ayrıca, bu test kitlerinin saha uygulanabilirliği vardır. Kullanımları oldukça pratiktir. Laboratuvar ekipmanı gerektirmez. Numunenin alındığı bölgede analiz yapma şansı tanımaktadır.
Uluslararası Standartlarda Yüksek Hassasiyet
Sonucu hızlı çıkmasının yanında verinin doğruluk payı da büyük önem arz etmektedir. Bastak test kitleri milyarda bir (ppb) düzeyindeki kontaminasyonları saptamada başarılıdır. Elde edilen sonuçlar, uluslararası gıda kodeksleri ve ihracat standartları ile uyumlu olup, yasal denetimlerde güvenilirlik sağlarlar.
Maliyet Etkinliği ve Kayıp Önleme
Gıda zincirinde bir kontaminasyon olması durumunda bu tüm üretim hattını etkileyebilmektedir. Bastak kitlerinin hızlı ve doğru sonuç vermesi böyle bir durum olması karşısında kontamine ürünün baştan bu zincire girmesini engelleyerek hem gıda güvenliğini hem de insan sağlığını korur. Bu durum şirketleri ekonomik kayıplardan kurtardığı gibi marka isminin zarar görmesinin de önüne geçer. Bastak test kitlerini kullanmak oldukça pratik ve kolaydır. Personel için minimum eğitim gerektirir. Personel herhangi bir laboratuvar eğitimi almasa bile test kitinin kullanımını hızlıca öğrenebilir. Süreç net ve basittir.
Test Kitleri ve Bastak Rutubet Ölçerin Tam Entegrasyonu: Mikotoksin Riskine Karşı Proaktif Koruma
Test kitleri ve Bastak rutubet ölçerin mikotoksin riskine karşı birlikte ilerleme sürecinde Bastak Rutubet Ölçer’in önce bu toksinleri risk oluşturabilme ihtimali belirlenir. Eğer, kritik durumdaki numuneler söz konusu ise Bastak Test Kitleri kullanılarak moleküler doğrulamadan geçirilebilmektedir. Bu ikili sürecin birbiri ardınca yürütülmesi hata payının sıfıra indirilebilmesi için önemlidir.
Tarladan Laboratuvara Güven Zinciri: Bastak Rutubet Ölçer ve Mikotoksin Test Kitleri
Gıda güvenliğini korumak ve para kaybını önlemek için nem miktarını değerlendirmek temeldir. Bastak 16000 Rutubet Ölçer, hammadde alımında "fazla su satın alınmasını" önleyerek ticari kayıpları önler ve küf, kızışma ve toksin oluşumu gibi riskleri depolama sürecinde en başından önler. Bastak’ın kusursuz teknolojisi, sektördeki en önemli analizlerden biri olan nem ölçümünü gerçekleştirerek ürünlerinizin dayanıklılığını uzun ömürlü olarak koruma altına almaktadır. Küresel gıda arz talebinin sağlanması tarım sektöründe sürdürülebilirliğin sağlanmasına bağlıdır. Tahıl ve baklagil endüstrisinde bu sürdürülebilirliğin sağlanması bazı faktörler bağlıdır. Bunlar; ticari kayıpların minimize edilerek ürün kalitesinin korunması ve özellikle hasattan sonraki süreçlerin yüksek hassasiyetle yönetilmesidir. Bu yönetimin sağlanması da en kritik parametrelerden biri olan rutubet oranına bağlıdır çünkü nem, ürünün mikroorganizma faaliyetlerinden dolayı depolama ömrünü etkilediği için gıda güvenliğini doğrudan ilgilendiren bir parametredir. Bastak rutubet ölçer kapasitif ölçüm prensibini kullanır. Cihazın çalışma mantığında dielektrik yöntem bulunur. Numune koyma yeri olan ölçüm haznesi iki metal levhanın karşı karşıya getirilmesi gibi yani bir elektrot gibi işlev görür. Analiz esnasında bu numunenin içinden düşük frekansa sahip bir elektrik akımı geçirilir. Buradaki amaç, numunenin nem verisini homojen bir şekilde elektriksel iletkenliğe dönüştürmek ve buna bağlı olarak doğru sonucu ortaya çıkarmaktır. Her maddenin kendine özgü bir dielektrik katsayısı olduğundan cihaz yazılımına farklı ürünlerin elektriksel karakteristiklerinin tanımlanmalarını sağlayacak özellikleri sisteme işlenmiştir. Böylece kullanıcı LCD ekrandan istediği ürüne özel analiz yapmak istediğinde cihazda seçilen ürüne özel kalibrasyon bulunduğu için ölçüm hassasiyetle gerçekleştirilmekle birlikte saniyeler içinde sonuçları görmek mümkündür. Elektriksel değişim % nem oranı olarak yansıtılır. Analiz gerçekleşirken iletkenlik esas olduğundan sıcaklığa bağlı olarak değişebilen iletkenlik göz önünde bulundurulmuştur. Bunun için de cihaz içine sıcaklık dengelemesine yardımda bulunabilecek hassas sıcaklık sensörü yerleştirilmiş olup sensör sayesinde ölçüm anında sıcaklıktan kaynaklanan iletkenlik sapmaları yaşanmamaktadır. Sapmalardan doğabilecek hataları minimuma indirmek için sıcaklık farkının yaratabileceği sapmalar, cihazdaki yazılım sayesinde otomatik olarak düzeltilir. Böylece, analizlerde hedeflenen yüksek doğruluk amacı yerine getirilmiş olur. Bununla birlikte, cihaz taşınabilir ve ergonomik bir yapıdadır. Özellikle nem analizi sadece laboratuvarda kalan bir analiz olmayıp anlık önlemler gerektirebileceğinden tarlada, siloda ya da kamyon kasasında analizin gerçekleştirilmesinin yolu açılmalıdır. Bu hedef doğrultusunda sistem 9V pil çalışabilecek şekilde hafif ve taşınmaya uygundur. Ayrıca, numune bir ortamdan başka bir ortama taşınırken nem kaybedebilir veya kazanabilir. Yerinde analizle bu sorunlar yaşanmaz. Ortam her ne olursa olsun analiz yine hassas ve yüksek doğruluklu bir şekilde gerçekleştirilebilir. Kullanıcıların cihazı kullanırken rahatlık ve güven duyması için özel kalibrasyon kiti de mevcuttur. Bu kit sayesinde kullanıcılar cihazın her zaman, her koşulda doğru ölçüm yapıp yapmadığını da test edebileceklerdir. Elektronik cihazlar zamanla hassasiyetini kaybedebilir veya hassasiyetini koruyabilir. Dolayısıyla buradaki amaç, herhangi bir hassasiyet kaybı konusunda kullanıcılara bunu test etme özgürlüğü tanımak ve analiz sonuçları için güvenli bir ortam oluşturulmak istenmesidir. Bastak rutubet ölçer cihazı mikotoksinlerin varlığını istatistiksel ve biyolojik risk modellemesi üzerinden belirlemektedir. Aflatoksin test kitleri ile karşılaştırıldığında test kitleri sonucu verirken Bastak rutubet ölçer sürecin yönetiminde etkilidir.
Özellik | ||
Rolü | Küf gelişimini başlamadan engeller. | Oluşmuş zehri rakamla ortaya koyar. |
Odak Noktası | Suyun aktivitesini ve ürünün fiziksel nemini ölçer. | Kimyasal kontaminasyonu ölçer. |
Proses Aşaması | Hasat, kurutma ve depolama başlangıcında kritiktir. | Sevkiyat, kabul ve son ürün kontrolünde kritiktir. |
Hız | Saniyeler içinde sonuç verir. | Hazırlık aşamasına göre 5-15 dakika sürer. |
Maliyet Etkisi | Kurutma maliyetini optimize eder, ürün kaybını önler. | Kabul edilmeyecek ürünün tesise girmesini engelleyerek riski durdurur. |
Tablo 1. Bastak Rutubet Ölçer 16000 ve Mikotoksin Test Kitlerinin Fonksiyonel Karşılaştırması ve Gıda Güvenliği Zincirindeki Rolleri.
Gıda güvenliği ve sürdürülebilir üretim zincirinde, hammaddenin tarladan son ürüne kadarki sürecinin hem Bastak Rutubet Ölçer 16000 hem de Mikotoksin Test Kitleri ile bir bütün olarak yürütülmesi önemlidir. Rutubet ölçer üründeki su aktivitesini ve fiziksel nem oranını saniyeler içinde belirleyip biyolojik risk yönetiminin sağlanması açısından kritiktir. Diğer yandan mikotoksin test kitleri ise herhangi bir fungal gelişim olması durumunda bunun belirlenmesini sağlamaktadır. Rutubet ölçer 16000 ile nem kontrol altında tutulup mikotoksin oluşma riski azaltılırken mikotoksin test kitleri ile bu kontrolün başarısı teyit edilmektedir. Gıda güvenliği rakamlarla belirlenebilmektedir. Bu iki teknolojinin birbiri ardınca yürütülmesi ise en başta önemli bir faktör olan halk sağlığını korumakla birlikte gıda işletmelerinde de maliyet optimizasyonu sağlar.
Sedimantasyon Analizi ile Buğday Sınıflandırması: Gluten Kalitesi
Buğday, dünya genelinde en yaygın kullanılan tahıl ürünlerinden biridir ve özellikle ekmek üretiminde temel hammaddedir. Buğdayın işlenebilirliği ve nihai ürün kalitesi büyük ölçüde protein yapısı ve gluten kalitesine bağlıdır. Gluten yapısının güçlü veya zayıf olması, hamurun elastikiyetini, gaz tutma kapasitesini ve dolayısıyla ekmek hacmini doğrudan etkiler.
Buğday kalitesini belirlemek için kullanılan analiz yöntemleri arasında protein analizi, gluten indeksi, falling number ve sedimantasyon testi önemli yer tutar. Sedimantasyon testi, bu yöntemler arasında özellikle gluten kalitesi hakkında hızlı bilgi vermesi nedeniyle yaygın olarak kullanılmaktadır.

Sedimantasyon Analizinin Prensibi
Sedimantasyon testi, öğütülmüş buğday veya un numunesinin belirli bir kimyasal çözelti içerisinde şişmesi ve çökelmesi prensibine dayanır. En yaygın kullanılan yöntem Zeleny Sedimantasyon Analizi olarak bilinmektedir.
Test sırasında un veya öğütülmüş buğday numunesi laktik asit çözeltisi ve bromfenol ile karıştırılır. Çalkalama işlemi sonucunda gluten proteinleri şişerek ve test süresi sonunda bir çökelti oluşturur.
Bu çökelti test süresi olan 5 dakika sonunda tüp içerisinde çöker ve oluşan sediment hacmi mililitre (ml) cinsinden ölçülür.
Sediment hacmi, gluten proteinlerinin su tutma kapasitesi ve şişme özellikleri ile doğrudan ilişkilidir. Güçlü gluten yapısına sahip buğdaylarda daha yüksek sediment hacmi oluşurken, zayıf gluten yapısına sahip buğdaylarda sediment hacmi daha düşük olur.
Sedimantasyon Anlizine Göre Buğday Sınıflandırması
Sedimantasyon değeri, buğdayın teknolojik kalitesinin değerlendirilmesinde önemli bir parametredir. Genel olarak sedimantasyon değeri arttıkça gluten kalitesi ve ekmeklik özellikler de artmaktadır.
Tablo 1. Sedimantasyon değer aralıklarına göre tercih edilen buğday kalitesinin kullanım alanları
Sedimantasyon değeri (ml) | Buğday Kalitesi | Kullanım Alanı |
20 ml ve altı | Çok zayıf gluten | Bisküvi ve kek üretimi |
20-30 ml | Zayıf gluten | Kraker ve pasta ürünleri |
30-40 ml | Orta kalite | Karışım unlar |
40-50 ml | İyi kalite | Standart ekmek üretimi |
50 ml ve üzeri | Çok güçlü gluten | Yüksek hacimli ekmek |
Tablo 1’deki sınıflandırma, değirmenciler ve tahıl ticareti yapan işletmeler için buğdayın hangi ürünlerde kullanılabileceğini belirlemede önemli bir göstergedir.
Sedimantasyon Analizi Süreci
Sedimantasyon analizinin doğru sonuç verebilmesi için analiz sürecinin belirli standartlara uygun şekilde gerçekleştirilmesi gerekir. Analiz süreci genel olarak aşağıdaki adımlardan oluşur:
- Buğday numunesi yabancı maddelerden arındırılır.
- Buğday laboratuvar değirmenlerinde belirli bir partikül boyutuna kadar öğütülür.
- Numuneden 3.20 g tartarak plastik bir huni yardımıyla sedimantasyon tüpüne aktarılır.
- Üzerine 50 ml brom fenol çözeltisi koyup 5 dakika cihazda çalkalamaya bırakılır.
- Çalkalama işlemi bittikten sonar tüpün içerisine 25 ml laktik asit çözeltisi koyup tekrar 5 dakika beklemeye bırakılır.
- Cihaz işlemi tamamladıktan sonra sedimantasyon tüpü düz bir zeminde 5 dakika beklemeye bırakılır.
- Tabandaki çökme miktarı bu 5 dakika sonunda okunur.
Sedimantasyon Değerini Etkileyen Faktörler
Sedimantasyon testi yalnızca protein miktarını değil, protein kalitesini de yansıttığı için birçok faktörden etkilenebilir.

Şekil 1. Sedimantasyon değerini etkileyen faktörler
1. Buğday Çeşidi ve Genetik Özellikler
Buğdayın genetik yapısı, glutenin ve gliadinin alt tiplerinin oranını belirler ve bu da sedimantasyon değerini doğrudan etkiler. Örneğin:
- Ekmeklik buğday (Triticum aestivum): Yüksek moleküler ağırlıklı glutenin alt birimleri sayesinde güçlü gluten ağı oluşturur. Bu, çözelti içinde şişme kapasitesini artırır ve sediment hacmini yükseltir.
- Makarnalık buğday (Triticum durum): Daha düşük glutenin alt birim çeşitliliği, daha sıkı fakat elastikiyeti sınırlı gluten ağı üretir. Bu nedenle sedimantasyon değeri daha düşüktür.
- Genetik varyasyonlar: HMW-GS (High Molecular Weight Glutenin Subunits) ve LMW-GS (Low Molecular Weight Glutenin Subunits) kombinasyonları sedimantasyon testinin sonuçlarını belirler. Örneğin 5+10 alt birimine sahip çeşitler 2+12 kombinasyonlarına göre genellikle daha yüksek sedimantasyon değerine sahiptir.
2. Protein Yapısı ve Gluten Kalitesi
Sedimantasyon testi yalnızca protein miktarını değil, protein yapısının kalitesini de yansıtır. Yani yüksek protein içeriğine sahip bir buğday her zaman güçlü gluten anlamına gelmez.
- Glutenin/Gliaidin oranı: Glutenin yapısal ağı oluştururken gliadin elastikiyeti sağlar. Bu denge bozulduğunda, sedimantasyon değeri düşebilir.
- Polimerizasyon seviyesi: Glutelin polimer zincirlerinin uzunluğu ve çapraz bağlanma oranı, glutenin su tutma kapasitesini artırır, bu da sediment hacmini yükseltir.
- Enzimatik yıkım: Alfa-amilaz ve proteolitik enzimler glutenin yapısını bozarsa sedimantasyon değeri düşer.
3. Hasat Öncesi Filizlenme (Pre-Harvest Sprouting)
Hasat öncesi yağış ve nem koşulları bazı buğday tarlalarında erken filizlenmeye (PHS – Pre-Harvest Sprouting) yol açabilir. Bu süreç gluten yapısını şu şekillerde etkiler:
- Alfa-amilaz aktivitesi artışı: Nişasta ve protein matriksinde yıkıma neden olur.
- Protein parçalanması: Glutenin polimer zincirleri kısalır, gluten ağı zayıflar.
- Sediment hacminin düşmesi: Gluten şişme kapasitesi azalır, sedimantasyon değeri düşer.
Bu nedenle erken filizlenmeye maruz kalan buğdaylar ekmeklik kalite açısından düşük sedimantasyon değerine sahip olur.
4. Öğütme Derecesi (Milling Fineness)
Öğütme derecesi, sedimantasyon testinde numunenin çözeltideki davranışını etkiler:
- İnce öğütme: Yüzey alanı artar, protein ve gluten çözeltide daha hızlı ve homojen şişer. Bu, sediment hacminin daha güvenilir ölçülmesini sağlar.
- Kalın öğütme: Protein parçacıkları daha iri kalır, şişme düzensiz olur ve sediment değeri düşebilir.
- Öğütme yöntemi: Laboratuvar değirmenleri partikül boyutunu kontrol ederek sedimantasyon testinde yüksek tekrarlanabilirlik sağlar.
5. Depolama Koşulları
Buğdayın depolanma şekli ve süresi de gluten yapısını ve dolayısıyla sedimantasyon değerini etkiler:
- Nem ve sıcaklık: Yüksek nem ve sıcaklık proteolitik enzimlerin aktivitesini artırır, gluten yapısını zayıflatır.
- Oksidasyon: Uzun süreli depolamada proteinler oksitlenerek disülfit köprüleri oluşturur, bu da gluten ağının esnekliğini ve şişme kapasitesini değiştirir.
- Depolama süresi: 6 ay – 1 yıl arası optimal depolama, gluten kalitesini korurken, uzun süreli uygunsuz depolama sedimantasyon değerini düşürür.
Sedimantasyon Değeri ile Ekmek Hacmi Arasındaki İlişki

Şekil 2. Ekmek hacmi ile sedimantasyon hacmi arasındaki korelasyon
Sedimantasyon analizi ile elde edilen hacim değerleri, ekmeklik kaliteyi tahmin etmekte önemli bir göstergedir. Grafik analizleri iki farklı veri setini karşılaştırdığında, A veri setinde R² = 0.18 olarak bulunmuş ve bu düşük değer, sedimantasyon hacmi ile ekmek hacmi arasında zayıf bir korelasyon olduğunu göstermektedir. Bu durum, ekmek hacmini etkileyen diğer faktörlerin (protein kalitesi, gluten yapısı, nem içeriği, filizlenme gibi) rolünün büyük olduğunu işaret eder.
Buna karşın, B veri setinde R² = 0.53 olarak ölçülmüş ve orta derecede bir korelasyon gözlemlenmiştir. Bu veri setinde, sedimantasyon hacmi ekmek hacmini tahmin etmede daha güvenilir bir parametre olarak öne çıkmaktadır. Ancak yine de tek başına yeterli değildir; laboratuvarlarda genellikle protein, gluten ve enzim analizleri ile birlikte değerlendirilerek ekmeklik kaliteye dair daha doğru sonuçlar elde edilmektedir.
Sedimantasyon değeri ile ekmek hacmi arasında güçlü bir ilişki bulunmaktadır. Gluten yapısı güçlü olan buğdaylar hamurun gaz tutma kapasitesini artırarak daha yüksek hacimli ekmek üretimine olanak sağlar.
Genel olarak gözlemlenen ilişki şu şekildedir:
Sedimantasyon | Gluten Gücü | Ekmek Hacmi |
Düşük | Zayıf | Küçük hacimli ekmek |
Orta | Orta | Normal ekmek hacmi |
Yüksek | Güçlü | Büyük hacimli ekmek |
Tablo 2. Sedimantasyon-Gluten-Ekmek Hacmi İlişkisi
Modern Tahıl Laboratuvarlarında Sedimantasyon Analizi
Günümüzde sedimantasyon testi, buğday ve un kalitesinin hızlı, güvenilir ve tekrarlanabilir şekilde belirlenmesinde kritik bir laboratuvar yöntemidir. Özellikle gluten kalitesi ve ekmeklik potansiyeli hakkında doğrudan bilgi sağlar.

Şekil 3. Bastak Sedimentation 3100
Bastak Sedimentation 3100
Bastak Instruments tarafından geliştirilen Sedimentation 3100 Cihazı, 7000 m² kapalı alana sahip Bastak fabrikasında son teknoloji makine parkuru ile üretilmiştir. Cihaz, ticari un, buğday unu, tam buğday unu, durum buğday unu, bulgur, vital gluten, şehriye ve irmikten elde edilen numunelerin makarnalık ve ekmeklik kalitesi ile süne (böcek) tahribatını uluslararası standartlarda belirlemek için kullanılır.
Öne çıkan avantajları:
- ICC dünya standardı olan 40 rpm devri ve 30° çalışma açısı
- Aynı anda 6 numunenin 15 dakika içinde ölçümü
- Fizikokimyasal yöntemle normal ve modifiye sedimantasyon testi
- LCD ekran üzerinden çalışma devri, ortam sıcaklığı ve kalan test süresi takibi
- 13 fonksiyon tuşu ve 6 test zaman ayarı
- Otomatik durma ve görsel/sesli uyarı sistemi
- CE ve ISO standartlarına uygun tasarım
- Ergonomik tasarım ve yüksek tekrarlanabilirlik
Gluten kalitesi yüksekse, un partikülleri daha fazla şişer ve sedimentasyon değeri yükselir. Gecikmeli (modifiye) test ile ise proteaz enzim aktivitesi ve süne tahribatı kontrol edilir.
Sedimantasyon 3100 cihazı sayesinde, laboratuvarlar gluten miktarı ve kalitesini uluslararası standartlarda güvenilir şekilde ölçebilir, ekmeklik ve makarnalık kalite analizinde yüksek doğruluk sağlar.
SONUÇ
Sedimantasyon analizi, buğday ve un kalitesinin hızlı ve güvenilir bir göstergesidir. Gluten yapısının gücü ve ekmeklik potansiyeli hakkında bilgi verirken, laboratuvarlarda Bastak Sedimentation 3100 gibi cihazlar sayesinde test sonuçları yüksek doğruluk ve tekrarlanabilirlik ile elde edilir.
Bu nedenle sedimantasyon analizi, hem değirmencilik hem de tahıl ticaretinde kalite kontrolün temel aracı olarak kabul edilmektedir.
NIR ve Laboratuvar Tahıl Testi
Tahıl Nemini Doğru Şekilde Nasıl Test Edebilirsiniz?
Un fabrikaları laboratuvar testleri söz konusu olduğunda akla gelen soru budur. %13 yerine %15 nem içeriğine sahip tek bir buğday partisi, tüm günlük öğütme çıktısını mahvedebilir. Yanlış tahıl kalitesi okumaları yalnızca ürün tutarlılığını etkilemez; enerji maliyetlerini yükseltir, ekipman aşınmasını hızlandırır ve yıllar içinde inşa edilmiş müşteri ilişkilerine zarar verir.
Un fabrikası yöneticileri ve tahıl tedarik ekipleri için tahıl kalitesinin nasıl doğru test edileceği sorusu akademik bir soru değildir. Doğrudan finansal sonuçları olan günlük operasyonel bir karardır.
Bu rehberde, NIR (Yakın Kızılötesi) tahıl analiz cihazlarını geleneksel laboratuvar test yöntemleriyle karşılaştırıyoruz: doğruluk, hız, maliyet, operatör beceri gereksinimleri ve uzun vadeli yatırım getirisi. Sonunda, operasyonunuz için hangi yaklaşımın veya hangi kombinasyonun doğru olduğuna karar vermek için net bir çerçeveye sahip olacaksınız. Bastak NIR çözümüne genel bir bakış için Bastak NIR Tahıl Analiz Cihazı ürün sayfasını ziyaret edin.
NIR Tahıl Analizi Nedir ve Nasıl Çalışır?
Yakın Kızılötesi (NIR) spektroskopisi, bir numune üzerine yakın kızılötesi ışık tutarak ve farklı dalga boylarının nasıl emildiğini analiz ederek tahıl kalitesini ölçer. Farklı bileşikler (nem, protein, nişasta, yağ) ışığı karakteristik dalga boylarında emdiği için, analiz cihazı herhangi bir kimyasal reaktif veya numune hazırlığı olmadan saniyeler içinde konsantrasyonlarını hesaplayabilir.
Bastak tarafından üretilenler gibi modern NIR tahıl analiz cihazları, binlerce referans numunesine karşı kalibre edilmiştir ve bu sayede un öğütme operasyonları için en kritik parametrelerde oldukça doğrudur:
Nem içeriği
Protein içeriği
Nişasta ve gluten seviyeleri
Düşme sayısı (filizlenme hasarı göstergesi)
Kül içeriği
Yaş gluten ve gluten indeksi
Tüm ölçüm işlemi, numune tahribatı olmadan numune başına 30 ila 60 saniye sürer. Bastak NIR cihazının hangi parametreleri ölçtüğü hakkında daha fazla bilgiyi ürün özellikleri sayfasında bulabilirsiniz.
Geleneksel Tahıl Test Yöntemleri Açıklanmıştır
Geleneksel tahıl kalitesi testi, un endüstrisi tarafından on yıllardır kullanılan manuel, kimyasal ve laboratuvar prosedürlerinin toplamını ifade eder. Bu yöntemler iyi anlaşılmıştır ve oldukça doğru referans sonuçları üretir — ancak önemli zaman, maliyet ve beceri gereksinimleriyle birlikte gelir.
Un fabrikalarında kullanılan en yaygın geleneksel yöntemler şunlardır:
Fırında Kurutma Yöntemi (Nem)
Hassas olarak tartılmış bir tahıl numunesi, 130–133°C'de 2 saat boyunca düzenlenmiş bir kurutma fırınına yerleştirilir ve ardından tekrar tartılır. Nem içeriği, ağırlık farkından hesaplanır. Bu, ISO referans yöntemidir son derece doğrudur, ancak numune başına 2+ saat sürer ve laboratuvar ekipmanı ile eğitimli bir operatör gerektirir.
Kjeldahl Yöntemi (Protein)
Numune sülfürik asit içinde sindirilir ve protein yüzdesini hesaplamak için azot içeriği ölçülür. Oldukça doğrudur ancak tehlikeli kimyasallar, özel cam malzemeler ve test başına 4 saate kadar süre gerektirir. Rutin gelen tahıl kontrolleri için pratik değildir.
Gluten Yıkama (Yaş Gluten / Gluten İndeksi)
Un hamuru, gluteni nişastadan ayırmak için su altında yıkanır. Kalan gluten tartılır ve gluten indeksi için santrifüjlenir. Sonuçlar güvenilirdir ancak süreç dağınık, zaman alıcı (30–60 dakika) ve operatöre bağımlıdır.
Düşme Sayısı Testi
Bir karıştırıcı, un-su macununun içinden düşürülür ve düşme süresi, alfa-amilaz enzim aktivitesini (filizlenme hasarının kritik bir göstergesi) ölçer. Her test yaklaşık 1 saat sürer ve özel bir Hagberg Düşme Sayısı makinesi ile eğitimli personel gerektirir.
Sedimantasyon / Zeleny Testi (Gluten Gücü)
Un, laktik asit çözeltisiyle karıştırılır ve sedimantasyon hacmi ölçülür. Pişme kalitesini tahmin etmek için güvenilirdir, ancak reaktifler, özel ekipman ve önemli operatör süresi gerektirir.
NIR vs Geleneksel Tahıl Testi: Tam Karşılaştırma
| Faktör | NIR Tahıl Analiz Cihazı | Geleneksel Laboratuvar Yöntemleri |
|---|---|---|
| Numune başına test süresi | 30–60 saniye | 2–8 saat (teste bağlı) |
| Test başına parametre | 10+ aynı anda | Test başına 1 (her biri için ayrı ekipman) |
| Numune hazırlığı | Gerekmez | Öğütme, kurutma, kimyasal işlem |
| Gereken operatör becerisi | Minimal tek tuşla çalışma | Yüksek eğitimli laboratuvar teknisyeni gerekli |
| Doğruluk | ±0.1–0.2% (nem), ±0.2% (protein) | Referans standardı en yüksek doğruluk |
| Numune tahribatı | Tahribatsız | Çoğu yöntemde numune tahrip olur |
| Kimyasal reaktif ihtiyacı | Yok | Evet sülfürik asit, laktik asit, çözücüler |
| Test başına işletme maliyeti | İlk yatırımdan sonra sıfıra yakın | Yüksek reaktifler, sarf malzemeleri, laboratuvar genel giderleri |
| Ekipman ayak izi | Kompakt masaüstü ünite | Tam laboratuvar kurulumu gerekli |
| Sonuç takibi | Dijital, otomatik kayıtlı, dışa aktarılabilir | Manuel kayıt hataya açık |
| Kalibrasyon gereksinimi | Yıllık (fabrika veya yerinde) | Sürekli yönteme bağlı |
| Gerçek zamanlı kararlar için uygun | Evet kamyon kapıdayken sonuçlar | Hayır kamyon beklemeli veya riske dayalı kabul edilmeli |
| Ön yatırım | Orta (cihaz maliyeti) | Yüksek tam laboratuvar altyapısı |
Bastak NIR cihazı doğruluk aralıkları ve kalibrasyon desteği hakkında detaylı özellikler için Bastak NIR Tahıl Analiz Cihazı sayfasını ziyaret edin.
Doğruluk: Her Fabrika Yöneticisinin İlk Sorduğu Soru
NIR teknolojisiyle ilgili en yaygın endişe doğruluktur. 30 saniye süren bir yöntem, gerçekten 4 saatlik bir laboratuvar prosedürüyle eşleşebilir mi?
Cevap bağlama bağlıdır. Geleneksel yöntemler özellikle fırında kurutma ve Kjeldahl protein analizi bir nedenden dolayı ISO referans standardı olmaya devam etmektedir: kimyasal olarak kesindirler. NIR analiz cihazları, doğruluklarını binlerce numune boyunca tam olarak bu yöntemlere karşı kalibre edilerek elde eder.
Pratik öğütme terimleriyle, iyi kalibre edilmiş bir NIR cihazının doğruluğu aşağıdakiler için fazlasıyla yeterlidir:
Gelen tahıl kabul kararları (kapıda test)
Spesifikasyonu tutturmak için harmanlama hesaplamaları
Tedarikçi partileri içindeki günlük varyasyonu izleme
Öğütme sırasında rutin kalite kontrol
Geleneksel laboratuvar yöntemleri aşağıdakiler için uygun seçim olmaya devam etmektedir:
Tahkim ve sözleşme anlaşmazlıklarının çözümü
Mevzuata uygunluk testi (ISO yönteminin zorunlu olduğu durumlarda)
NIR cihazınızı kalibre etme veya doğrulama (yıllık referans kontrolü)
NIR kalibrasyon kütüphanenizde henüz bulunmayan alışılmadık tahıl türlerini test etme
Gerçek Dünya Sonuçları: Fabrikaların Gözlemledikleri
Yalnızca geleneksel yöntemlere güvenmekten NIR-öncelikli testlere geçen fabrikalar tipik olarak aşağıdaki operasyonel iyileşmeleri bildirmektedir:
Daha Hızlı Kabul Kararları
Geleneksel testle, sabah 8:00'de gelen bir buğday teslimatı, onaylanmış kalite sonuçlarına öğleden sonraya kadar sahip olmayabilir. NIR ile tahıl, kamyon hala boşaltma sahasındayken test edilir sonuçlar 2 dakikadan kısa sürede alınır. Fabrikalar, tahıl kabul bekleme sürelerini %70–90 oranında azalttıklarını bildirmektedir.
Daha İyi Harman Kontrolü
Her silonun tam protein ve nem içeriğini bilmek, değirmencilerin buğday partilerini daha hassas bir şekilde harmanlamasını sağlar. Bu doğrudan un verimini artırır, yeniden işlemeyi azaltır ve müşteri spesifikasyonunu tutarlı bir şekilde karşılamaya yardımcı olur. Bastak müşterilerinden birkaçı, NIR'ı benimsedikten sonraki ilk üç ay içinde spesifikasyon dışı un partilerini [X]% oranında azalttıklarını bildirmiştir.
Azaltılmış Kimyasal ve Bertaraf Maliyetleri
Kjeldahl ve Zeleny testlerini ortadan kaldırmak veya önemli ölçüde azaltmak, asitler, çözücüler ve özel bertaraf maliyetlerini düşürür. Günde 20+ test yapan fabrikalar için, sadece reaktiflerden elde edilen tasarruflar, NIR cihazı maliyetinin önemli bir kısmını ilk yıl içinde karşılayabilir.
Operatör Güveni ve Tutarlılığı
Geleneksel laboratuvar yöntemleri operatöre bağımlıdır. Aynı Kjeldahl testini yapan iki teknisyen biraz farklı sonuçlar üretebilir. NIR bu değişkenliği ortadan kaldırır her operatör, her vardiya aynı numuneden aynı sonucu alır. Bu, özellikle birden fazla vardiya veya tesiste çalışan fabrikalar için değerlidir.
Tahıl kalitesi parametreleri ve bunların öğütme çıktısı için ne anlama geldiğine dair ilgili bir tartışma için, un fabrikaları için tahıl kalitesi parametreleri rehberimize bakın.
Maliyet Karşılaştırması: NIR Analiz Cihazı vs Geleneksel Laboratuvar İşletmesi
NIR ile ilgili en büyük yanlış anlamalardan biri, bunun sadece pahalı bir ekipman parçası olduğudur. 3–5 yıl boyunca toplam sahip olma maliyeti hesaplandığında, tablo tipik olarak tersine döner.
| Maliyet Faktörü | NIR Tahıl Analiz Cihazı | Geleneksel Laboratuvar Kurulumu |
|---|---|---|
| İlk kurulum maliyeti | Cihaz maliyeti (tek seferlik) | Tam laboratuvar donanımı, birden fazla cihaz, güvenlik havalandırması |
| Devam eden reaktif maliyeti | Önemsiz | Yüksek test başına asitler, tamponlar, sarf malzemeleri |
| Operatör personeli | Herhangi bir eğitimli çalışan | Özel laboratuvar teknisyeni (maaş + eğitim) |
| Test verimi | Sınırsız — test başına artan maliyet yok | Maliyet test hacmiyle doğrusal olarak artar |
| Bakım | Yıllık kalibrasyon servisi | Birden fazla cihaz, her biri kendi bakım takvimiyle |
| Veri yönetimi | Entegre yazılım, otomatik dışa aktarma | Manuel kayıt, elektronik tablo yönetimi |
| Tipik 3 yıllık TSM | Daha düşük — özellikle yüksek test hacimlerinde | Daha yüksek personel + reaktifler baskındır |
Hangi Yöntemi Seçmelisiniz? Bir Karar Çerçevesi
Doğru cevap, değirmeniniz için bir dizi faktörün kombinasyonuna bağlıdır. Kararınıza rehberlik etmesi için bu çerçeveyi kullanın:
NIR'ı Birincil Test Aracınız Olarak Seçin Eğer:
Günde 5–10'dan fazla tahıl teslimatı işliyorsanız ve 2–4 saat bekleme sürelerini karşılayamıyorsanız
Operasyonunuzda tam zamanlı bir laboratuvar teknisyeni yoksa
Bir protein veya nem spesifikasyonunu tutturmak için birden fazla tedarikçiden gelen tahıl partilerini harmanlamanız gerekiyorsa
Kalite kayıtları için dijital takip ve otomatik veri günlüğü istiyorsanız
Birden fazla tesise genişliyorsanız ve tutarlı, ölçeklenebilir testlere ihtiyacınız varsa
Mevcut laboratuvar maliyetleriniz (personel + reaktifler) yılda $15,000–$20,000'i aşıyorsa
Geleneksel Laboratuvar Yöntemlerini Koruyun Eğer:
Sözleşme gereği ISO referans sonuçlarının gerekli olduğu ihracat, ithalat veya emtia ticaretiyle ilgileniyorsanız
Standart NIR kalibrasyonlarıyla kapsanmayan alışılmadık veya yerel tahıl çeşitlerini test ediyorsanız
NIR cihazınızı referans standartlara karşı doğrulamanız veya yeniden kalibre etmeniz gerekiyorsa
Çoğu Büyük Fabrika için En İyi Uygulama Yaklaşımı:
Günlük operasyonel testlerin %90–95'i için NIR kullanın (kabul, harmanlama, parti kalite kontrol). Referans laboratuvarını kalibrasyon doğrulaması, anlaşmazlık çözümü ve mevzuat testleri için kullanın. Bu hibrit model, NIR'ın hız ve maliyet avantajlarını yakalarken, gerektiren durumlar için referans laboratuvarının altın standart doğruluğunu korur.
Birden fazla tahıl türü veya üretim hattı yöneten fabrikalar için, tahıl deposunda nem kontrolü makalemize de bakın.
Bastak NIR Tahıl Analiz Cihazı: Un Fabrikası Operasyonları İçin Üretilmiştir
Bastak, NIR tahıl analiz cihazını özellikle ticari un öğütmenin talepleri için tasarlamıştır — genel amaçlı bir laboratuvar enstrümanı olarak değil, öğütme katında, kabul sahasında veya kalite ofisinde çalışan operasyonel bir araç olarak.
Fabrika ortamları için temel tasarım hususları şunları içerir:
Tozlu tahıl işleme ortamları için derecelendirilmiş sağlam gövde
Buğday, arpa, mısır, çavdar ve diğer yaygın öğütme tahılları için özel olarak geliştirilmiş kalibrasyonlar
Raporlama, veri dışa aktarma ve çok kullanıcılı erişim ile entegre yazılım
Sağlanan yerinde kurulum, kalibrasyon ve operatör eğitimi
Yeni tahıl çeşitleri ve yetiştirme sezonları eklendikçe devam eden kalibrasyon güncellemeleri
Tam ürün özelliklerini ve mevcut kalibrasyonları Bastak NIR Tahıl Analiz Cihazı ürün sayfasında görüntüleyin.
Sıkça Sorulan Sorular
NIR tahıl analizi fırında kurutmaya kıyasla ne kadar doğrudur?
Nem içeriği için, iyi kalibre edilmiş bir NIR analiz cihazı tipik olarak ISO fırında kurutma referans yönteminin ±0.1–0.2 puan yüzdesi içinde doğruluk elde eder. Çoğu öğütme operasyonel kararı için — kabul, harmanlama, parti kalite kontrol — bu doğruluk seviyesi tamamen yeterlidir. Fırında kurutma yöntemi, sözleşme anlaşmazlıkları ve mevzuat uygunluk testleri için referans standardı olmaya devam etmektedir.
Bir NIR analiz cihazı tüm tahıl türlerini test edebilir mi?
NIR cihazları, her tahıl türü ve parametresi için spesifik kalibrasyon verileri gerektirir. Bastak analiz cihazı gibi kaliteli NIR sistemleri, buğday (tüm yaygın çeşitler), arpa, mısır, çavdar ve durum buğdayını kapsayan fabrika kalibrasyonlarıyla birlikte gelir. Ek veya özel tahıllar için kalibrasyonlar eklenebilir. Satın almadan önce tedarikçinize hangi kalibrasyonların dahil olduğunu teyit etmeniz önemlidir.
Bir NIR tahıl analiz cihazının bakım gereksinimi nedir?
NIR tahıl analiz cihazları, ışık kaynağı ve dedektör bileşenleri yaşlandıkça sonuçların spesifikasyon içinde kalmasını sağlamak için tipik olarak yıllık olarak periyodik kalibrasyon doğrulaması gerektirir. Bastak, yıllık yerinde kalibrasyon hizmeti ve yeni ürün sezonları ayarlamalar gerektirdiğinde uzaktan kalibrasyon güncellemeleri sağlar. Günlük bakım minimumdur: cihazın reaktifleri, sarf malzemeleri yoktur ve yalnızca temel temizlik gerektirir.
Bir operatörün NIR analiz cihazında eğitilmesi ne kadar sürer?
Çoğu operatör, yarım günlük eğitim içinde NIR cihazı kullanımında tamamen yetkin hale gelir. Cihaz, tek tuşla kullanım için tasarlanmıştır numune kabını yerleştirin, başlat'a basın, sonucu okuyun. Kimya bilgisi gerekmez. Bu, tehlikeli kimyasal işlemler için sürekli eğitim ve denetim gerektiren geleneksel laboratuvar yöntemlerine göre önemli bir avantajdır.
NIR tahıl testi tahıl ticareti endüstrisinde kabul edilmekte midir?
Evet. NIR, rutin kalite değerlendirmesi için geçerli bir yöntem olarak tahıl ticareti endüstrisi tarafından yaygın olarak kabul edilmektedir. Büyük emtia tüccarları, büyük ticari fabrikalar ve küresel olarak tahıl siloları tarafından kullanılır. Resmi sözleşme uygunluk testleri için özellikle ihracat için ilgili ISO referans yöntemi sözleşme şartlarına göre hala gerekli olabilir, bu nedenle ticaret ortaklarınızla bunu netleştirmeniz önemlidir.
Bir NIR tahıl analiz cihazının maliyeti nedir ve tipik yatırım getirisi nedir?
NIR tahıl analiz cihazı fiyatlandırması, modele, dahil edilen kalibrasyonlara ve servis paketine bağlı olarak değişir. Orta ila yüksek test hacimleri çalıştıran fabrikalar için, çoğu kurulum, işçilik, reaktifler ve daha hızlı, daha doğru kabul kararlarının finansal faydası sayesinde 12–24 ay içinde tam yatırım getirisi elde eder. Operasyonunuza özel bir hesaplama için Bastak ekibiyle iletişime geçin.
Sonuç
Geleneksel tahıl test yöntemleri doğru, kanıtlanmıştır ve öğütme endüstrisi için referans standardı olmaya devam etmektedir. Ancak, düzinelerce tahıl teslimatının gerçek zamanlı üretim baskısı altında her gün değerlendirilmesi, kabul edilmesi ve işlenmesi gereken modern fabrika operasyonlarının hızı için üretilmemişlerdir.
NIR tahıl analizi laboratuvarın yerini almaz darboğazın yerini alır. Ekibinize, kabullenmeden sevkiyata kadar her aşamada daha hızlı, daha iyi kararlar almak için hız, tutarlılık ve veri takibi sağlar.
Şu anda tamamen geleneksel yöntemlere güvenen fabrikalar için soru, NIR'ın daha doğru olup olmadığı değildir. Soru şudur: Her gelen teslimat, her harmanlama kararı, her spesifikasyon dışı parti ile çarpılan 4 saatlik test gecikmesi, 60 saniyelik bir cevapla karşılaştırıldığında size neye mal oluyor?
Bastak NIR Tahıl Analiz Cihazını keşfetmek ve fabrikanız için bir demostrasyon talep etmek için ürün sayfasını ziyaret edin. Daha fazla tahıl kalitesi ve öğütme içgörüsü için Bastak Bilgi Blogu'na göz atın.
Falling Number Testi: Buğday ve Unda Alfa-Amilaz Aktivitesinin Ölçülmesi
Falling Number (Düşme Sayısı) testi, tahıl ve un kalite kontrol süreçlerinde alfa-amilaz aktivitesini dolaylı olarak değerlendirmek için kullanılan en yaygın analizlerden biridir. Bu yöntem, un-su süspansiyonunun belirli sıcaklık koşullarında jelatinleşmeye başlaması ve alfa-amilaz aktivitesinin bu jel yapıyı sıvılaştırma hızına bağlı olarak viskozitede meydana gelen değişimi ölçmeyi amaçlamaktadır.
Basit prensibine rağmen Falling Number testi, dünya genelinde hem akademik hem de ticari ortamlarda yaygın olarak kabul edilen bir referans ölçüm yöntemi haline gelmiştir. Bunun temel nedeni, testin özellikle filizlenme hasarı ve buna bağlı enzimatik bozulma seviyelerini hızlı ve tekrarlanabilir bir şekilde belirleyebilmesi ve sonuçların endüstriyel karar mekanizmalarına doğrudan entegre edilebilmesidir.
Düşme sayısı değerinin düşük çıkması genellikle artmış alfa-amilaz aktivitesini ve buna bağlı nişasta parçalanmasını gösterirken, yüksek değerler düşük enzim aktivitesine ve daha stabil bir nişasta yapısına işaret eder. Bu bağlamda Falling Number analizi yalnızca bir laboratuvar ölçümü olmaktan çıkmış; un fabrikaları, tahıl depolama işletmeleri ve tahıl ticareti yapan kuruluşlar için önemli bir karar verme parametresi haline gelmiştir.
Aynı zamanda farklı üretim bölgelerinden gelen buğday partilerinin güvenilir bir şekilde kalite sınıflandırmasının yapılabilmesi için ortak bir dil oluşturmaktadır. Falling Number testi bu ihtiyacı karşılayan en etkili yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir.
Günümüzde, International Association for Cereal Science and Technology ve diğer kuruluşlar tarafından geliştirilen standart test protokolleri Falling Number testinin uluslararası düzeyde kabul görmesini sağlamaktadır. Bu standartlar, analiz koşullarının (numunenin rutubeti, sıcaklığı, karıştırma süresi ve ölçüm süresi gibi) tüm laboratuvarlarda aynı şekilde uygulanmasını sağlayarak sonuçların karşılaştırılabilirliğini artırmaktadır.
Böylece Falling Number değeri yalnızca yerel bir kalite parametresi değil, aynı zamanda farklı ülkelerden gelen buğdayların kalite değerlendirmesinde ortak bir referans kriteri haline gelmektedir.
Bununla birlikte Falling Number testinin tek başına tüm kalite parametrelerini açıklamadığı, ancak alfa-amilaz aktivitesi ve filizlenme hasarının belirlenmesinde güçlü bir gösterge olduğu bilinmektedir. Literatürde Falling Number sonuçlarının Farinograph Test ve Alveograph Test gibi hamur reoloji testleri ile birlikte değerlendirilmesi durumunda daha kapsamlı bir kalite analizi sunabileceği belirtilmektedir.
Buna rağmen Falling Number testi; hızlı uygulanabilirliği, düşük maliyeti ve endüstriyel kullanım kolaylığı sayesinde özellikle rutin kalite kontrol analizlerinde önemli avantajlar sağlamaktadır. Sonuç olarak bu analiz, buğdayın alfa-amilaz aktivitesini, nişasta bütünlüğünü ve biyokimyasal stabilitesini dolaylı olarak ölçerek unlu mamuller endüstrisinde üretim güvenliğini desteklemektedir. Ayrıca hasat öncesi filizlenme gibi tarla kaynaklı kalite kayıplarının erken aşamada tespit edilmesine olanak sağlamaktadır.
Falling Number testi neyi olcer?
Hagberg ve Perten tarafindan gelistirilen ve dunya capinda kabul goren Falling Number testi viskometrik bir yontemdir. Un ve su karisimi bir tup icinde karistirilarak isitilir; ardindan bir piston serbest birakilir ve pistonun bu macun icinde dusme suresi olculur. Numunede ne kadar cok alfa-amilaz varsa nisasta o kadar hizli parcalanir, macun incelir ve piston daha hizli duser - yani daha dusuk bir falling number degeri elde edilir. Bugday tanesi test oncesinde bir laboratuvar degirmeninde una ogutulur; un numuneleri dogrudan analiz edilebilir.
Uygulamada bu olcum, iki numuneyi ayni anda test edip sonucu yaklasik 10 dakikada veren Bastak Falling Number 5100 cihazi gibi ozel bir cihazla yapilir. Cihaz iki mod sunar: FN modu dogal alfa-amilaz aktivitesini, FFN modu ise toplam (dogal + mikrobiyolojik) aktiviteyi olcer; bu da bulasmanin tespiti icin faydalidir.
ICC 189 Standardı Neden Önemlidir?
Ticarette kullanılan analiz sonuçlarının herkes tarafından aynı şekilde anlaşılabilmesi için ortak bir sonuç dili oluşturmak büyük önem taşımaktadır. ICC 189 standart testi, bu karmaşıklığı ortadan kaldırmak ve uluslararası düzeyde ortak bir protokol oluşturmak amacıyla geliştirilmiştir.
Bu standart amperometrik bir yöntem kullanmakta olup hem mikroskobik düzeyde ölçüm hassasiyeti hem de makro ölçekte ekonomik etkiler sağlamaktadır.
“Bastak Instruments FNCheq cihazı kullanılarak düşme sayısının viskoziteye dayalı olarak belirlenmesi ile alfa-amilaz aktivitesi seviyesinin tahmini” adlı yöntem çalışması, 2021 yılında International Association for Cereal Science and Technology tarafından ICC Draft Standard No.189 olarak kabul edilerek dünya kullanımına sunulmuştur.
Tahıl endüstrisi için verinin doğruluğu kadar uluslararası geçerliliği de stratejik önem taşımaktadır. Bastak Falling Number 5100 cihazı, ICC Draft Standard No.189 kriterlerine uygunluğu tescil edilen dünyadaki ilk ve tek cihaz olarak sektörde önemli bir güvence sağlamaktadır.
Bu sertifikanın en önemli avantajlarından biri, analiz sonuçlarının ICC standartlarına göre otomatik olarak düzeltilmesidir. Bu düzeltme mekanizması sayesinde farklı bölgelerden gelen ham maddeler akademik literatürde ve uluslararası tahıl piyasalarında aynı bilimsel dil ile değerlendirilebilmektedir.
ICC 189 standardının temelini oluşturan bu teknolojik altyapı, alfa-amilaz aktivitesinin belirlenmesinde oluşabilecek hata oranını neredeyse sıfıra indirmektedir. Ayrıca cihaz, zorlu coğrafi koşullarda bile yüksek doğrulukla çalışabilmektedir. Özellikle rakım farklılıklarından kaynaklanan ölçüm sapmaları cihaz tarafından otomatik olarak telafi edilmektedir.
Sonuç olarak Bastak 5100 cihazı ile işletmeler yalnızca yerel bir üretici olmaktan çıkmakta; küresel standartlara uyum sağlayan ve bu standartları takip eden bir teknoloji ortağı haline gelmektedir.
Cihazın Kullanım Alanları
Bastak cihazları dünya genelinde un fabrikaları, ekmek, makarna ve bisküvi üreticileri, tahıl endüstrisi laboratuvarları, üniversiteler ve araştırma merkezlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Dünya genelinde 20.000’den fazla aktif cihaz bulunmaktadır.
Cihaz maksimum 10 dakika içerisinde aşağıdaki ürünlerde malt enzimi veya ticari alfa-amilaz enzim aktivitesini belirleyebilmektedir:
Ticari buğday unu
Tam buğday unu
Durum buğday unu
Bulgur
Vital gluten
Şehriye
İrmik

Şekil 1. BASTAK 5100 FN Cihazı Kullanım Alanları
FN ölçüm modu doğal alfa-amilaz aktivitesini ölçerken, FFN ölçüm modu toplam alfa-amilaz aktivitesini (doğal + mikrobiyolojik) belirlemek için kullanılmaktadır.
BASTAK Falling Number 5100 Cihazının Faydaları
Dünya çapında kabul görmüş en modern ve güvenilir yöntemlerden biri olan Falling Number analizi, buğday ve un içerisindeki alfa-amilaz enzim aktivitesini ölçmek için kullanılan gelişmiş bir sistemdir.
Bu analiz sırasında un ve suyun karışmasıyla oluşan koyu ve yoğun kıvamlı karışımın enzimler tarafından ne kadar sürede sıvılaştırıldığı ölçülmektedir.
Gıda kalite kontrol teknolojilerinde 25 yılı aşkın deneyime sahip Bastak, Falling Number 5000 ve 5100 modelleri ile bu hassas ölçümü ileri mühendislik teknolojisiyle gerçekleştirmektedir.
Modern tahıl endüstrisi, nihai ürün kalitesinin sürdürülebilirliği için ham maddenin biyokimyasal özelliklerini doğru şekilde belirlemek zorundadır. Bastak Falling Number 5100 cihazı laboratuvarları yüksek teknoloji merkezlerine dönüştüren gelişmiş bir mühendislik yaklaşımı sunmaktadır.
Cihazın en önemli avantajlarından biri, Falling Number analizini insan hatasını en aza indiren tam otomatik bir dijital sistemle gerçekleştirmesidir.
Doğal (FN) ve toplam (FFN) alfa-amilaz aktivitelerini aynı anda analiz edebilmesi, işletmelere önemli zaman tasarrufu sağlamaktadır. Analiz süresi en fazla 10 dakikadır.
Rakım farklılıklarından kaynaklanan basınç değişimlerini otomatik olarak düzelten ve sonuçları ICC standartlarına göre optimize eden sistemi sayesinde cihaz coğrafi sınırlardan bağımsız olarak yüksek doğruluk sağlar.
Bu teknoloji un fabrikalarından araştırma enstitülerine kadar geniş bir kullanım alanına sahiptir ve akademik güvenilirliği yüksek çözünürlüklü dokunmatik ekranlar ve korozyona dayanıklı alüminyum parçalar ile birleştirmektedir.
Karışım oranlarını otomatik hesaplama özelliği sayesinde maliyetli deneme-yanılma süreçleri ortadan kaldırılmakta ve işletmeler için ekonomik avantaj sağlanmaktadır.
Sonuç olarak Bastak cihazı yalnızca bir ölçüm aracı değil; ham maddeden son ürüne kadar uzanan kalite zincirinde bilimsel bir güvence sunan bir teknolojidir.
Falling Number Analizinde İdeal Değerler
İyi bir ekmeklik unda Falling Number değerinin 200–250 saniye arasında olması ideal kabul edilmektedir. Genel olarak 250 ve üzerindeki değerler, iklim kaynaklı bir hasarın bulunmadığını göstermektedir.

Eğer Falling Number değeri 300’ün üzerindeyse, alfa-amilaz aktivitesi düşüktür; fermantasyon yavaş gerçekleşir ve elde edilen ekmekler düşük hacimli, kuru iç yapılı ve kısa raf ömürlü olabilir.
Buna karşılık 150’nin altındaki değerler, çok yüksek alfa-amilaz aktivitesine işaret eder. Bu tür unlardan yapılan ekmekler genellikle yapışkan iç yapıya sahip, hızlı fermantasyonlu, düşük hacimli ve koyu renkli olmaktadır.
Farklı Buğday Çeşitlerinde Falling Number (FN) Değerleri
| Buğday Çeşidi | Ortalama FN (sn) | α-Amilaz Aktivitesi | Teknolojik Yorum |
|---|---|---|---|
| Serenada | 426 | Çok düşük enzim aktivitesi | Çok güçlü ekmeklik kalite |
| Mandaryna | 390 | Düşük enzim aktivitesi | Yüksek ekmek hacmi |
| Harenda | 326 | Orta | Standart ekmeklik kalite |
| Kandela | 329 | Orta | Ekmek üretimine uygun |
| Çimlenmeye hassas genotipler | 110–150 | Çok yüksek enzim aktivitesi | Çimlenmiş buğday |
| Orta kalite genotipler | 250–350 | Normal | Standart un üretimi |
| Yüksek kalite genotipler | >400 | Çok düşük enzim aktivitesi | Makarnalık / güçlü un |
Tablo: Farklı Buğday Çeşitlerinde Falling Number (FN) Değerleri
Sonuc
Falling Number testi, cimlenme hasarini uretim hattiniza ulasmadan yakalamanin en hizli ve en guvenilir yolu olmayi surduruyor. Kalite kontrol laboratuvarinizi kuruyor veya yeniliyorsaniz, Falling Number 5100 test cihazi uluslararasi kabul gormus Hagberg-Perten yontemiyle iki numuneyi ayni anda calistirir. Fiyat ve teslimat icin: export@bastak.com.
BASTAK 9000 NIR ile Protein Analizi Nasıl Yapılır?
Giriş
Protein analizi, tahıllar, un ve tahıl bazlı ürünlerde en kritik kalite parametrelerinden biridir; çünkü protein içeriği besin değerini, işleme davranışını ve nihai ürün kalitesini doğrudan etkiler. Geleneksel protein tayin yöntemleri güvenilir olmakla birlikte genellikle zaman alıcıdır, yoğun iş gücü gerektirir ve kimyasal reaktif kullanımını zorunlu kılar. Hızlı, doğru ve çevre dostu analiz tekniklerine olan artan talebe yanıt olarak, Yakın Kızılötesi (NIR) spektroskopisi gıda kalite kontrol laboratuvarlarında yaygın olarak kabul gören bir alternatif haline gelmiştir.
BASTAK Instruments 9000 NIR Analiz Cihazı, hammadde kabulünden nihai ürün kontrolüne kadar buğday ve un numunelerinde protein ve diğer kalite parametrelerinin hızlı tayini için dünya genelindeki önde gelen kalite kontrol laboratuvarlarında yaygın olarak kullanılmaktadır.
NIR Spektroskopisinin Çalışma Prensibi
Yakın Kızılötesi (NIR) spektroskopisi, 780–2500 nm (4000–13.000 cm⁻¹) dalga boyu aralığındaki elektromanyetik radyasyonun soğurulmasına dayanır. NIR radyasyonu bir numune ile etkileşime girdiğinde, belirli kimyasal bağlar enerjiyi soğurur ve titreşimsel geçişlere uğrar.
Organik moleküllerde NIR soğurma bantları, temel moleküler bağlar olan –CH, –NH ve –OH’nin overtone (üst harmonik) ve kombinasyon titreşimlerinden kaynaklanır. Bu bantlar çoğunlukla üst üste biner ve numunenin genel kimyasal bileşimini yansıtan karmaşık spektrumlar oluşturur. Çok değişkenli kalibrasyon modelleri kullanılarak bu spektral desenler protein içeriği gibi referans kimyasal değerlerle ilişkilendirilebilir.
Spektroskopik analiz genel olarak moleküler dönme, titreşim ve elektronik uyarılma sonucu soğurulan veya yayılan elektromanyetik radyasyonun ölçülmesi ve yorumlanmasına dayanır. Gıda analizinde kullanılan spektroskopik teknikler arasında kızılötesi spektroskopi ve özellikle NIR spektroskopisi; hızı, tahribatsız olması ve minimum numune hazırlığı gerektirmesi nedeniyle öne çıkmaktadır.

BASTAK 9000 NIR Teknolojisi
BASTAK 9000 NIR cihazları, gelişmiş yakın kızılötesi (NIR) dönüşüm prensiplerine göre çalışır ve rutin kalite kontrol uygulamaları için tasarlanmıştır. BASTAK’ın üstün ve dayanıklı NIR teknolojisi sayesinde DA 9000, birden fazla kalite parametresinin saniyeler içinde eş zamanlı ve hızlı ölçümünü mümkün kılar.
Bu sistem kullanılarak kırmızı ekmeklik buğday, beyaz ekmeklik buğday, makarnalık buğday ve un numunelerinde aşağıdaki parametreler belirlenebilir:
Protein içeriği
Gluten içeriği
Nem oranı
Kül oranı
Zeleny sedimantasyon değeri
9000 NIR, kimyasal veya reaktif kullanmadan güvenilir sonuçlar sunar ve bu özelliğiyle yüksek numune kapasiteli endüstriyel laboratuvarlar için çevre dostu (“yeşil”) bir analiz çözümüdür.
Protein ve Gluten Tayini: Referans Metotlar
Kalibrasyon ve doğrulama amacıyla geleneksel referans metotlar kullanılmaktadır. Toplam protein içeriği genellikle ISO 20483:2006 standardına uygun Kjeldahl yöntemi ile belirlenir. Bu yöntem, toplam azotu ölçerek bir dönüşüm faktörü yardımıyla protein miktarını hesaplar. Gluten kalitesi ise geleneksel olarak standart mekanik yöntemlerle yaş gluten tayini (ISO, 2006) ile değerlendirilir.

Buğday Ununda Protein Analizinin Önemi
Buğday unu, ekmek, kek, bisküvi, kraker, makarna ve erişte dahil olmak üzere çok çeşitli gıda ürünlerinde temel bir bileşendir. Un kalitesi genellikle toplam protein, gluten kalitesi, amiloz ve amilopektin içeriği gibi parametrelerle karakterize edilir. Bunlar arasında toplam protein ve yaş gluten içeriği, hamur reolojisinin, işleme uygunluğunun ve nihai ürün performansının belirlenmesinde belirleyici rol oynar.
Bu parametrelerin doğru ve hızlı belirlenmesi, üreticilerin:
Belirli ürün formülasyonları için uygun unu seçmesini
İşleme koşullarını optimize etmesini
Tutarlı ürün kalitesini sağlamasını
mümkün kılar.
Geleneksel yöntemlerin sınırlamaları göz önüne alındığında, BASTAK 9000 NIR gibi cihazlarla uygulanan NIR spektroskopisi, modern un ve tahıl analiz laboratuvarları için pratik ve verimli bir çözüm sunar.
NIR tabanlı protein analizi birçok avantaj sağlar:
Hızlı analiz (saniyeler içinde sonuç)
Kimyasal reaktif gerektirmez
Minimal veya hiç numune hazırlığı gerekmez
Tahribatsız ölçüm
Azaltılmış işletme maliyetleri ve çevresel etki
Araştırmalar, NIR spektroskopisinin referans yöntemlerle uygun şekilde kalibre edildiğinde güvenilir protein tahminleri sağladığını göstermiştir ve bu nedenle rutin kalite kontrol uygulamaları için uygundur.
Buğday Ununda Hasarlı Nişasta İçeriği ve Hamur Reolojisi
Nişasta granülleri, buğday endosperminde protein ağları arasında düzenli ve sağlam bir yapı sergiler. Ancak, öğütme işlemi sırasında uygulanan mekanik kuvvetler, granüllerin yapısının tamamen veya kısmen bozulmasına neden olur. Bu süreç sonucunda elde edilen un, farklı oranlarda zedelenmiş ve zedelenmemiş nişasta granüllerini içerir.
Zedelenmiş nişasta oranı, öğütme sisteminin özellikleri ve vals ayarlarına bağlı olarak değişir. Özellikle yüksek hız ve basınç uygulanan öğütme işlemlerinde granüllerin kırılgan yapısı daha fazla zarar görerek zedelenmiş nişasta oranını artırır. Bu durum, unun su emme kapasitesi ve hamur davranışı üzerinde belirgin bir etkiye sahiptir ve ekmek yapımı gibi süreçlerde unun performansını doğrudan etkiler. Zedelenmiş nişasta, ayrıca, enzimatik tepkimeleri hızlandırarak unun glisemik özelliklerini de değiştirebilir, bu da fonksiyonel gıda üretiminde önemli bir parametre olarak dikkate alınır.
Alanında ilk ve tek Arge Merkezi olan Bastak Instruments’da; Dünya’nın farklı yerlerinden yerli, orta sert "Sample-01, Sample-02, Sample-03, Sample-04 ve Sample-05" olmak üzere 5 farklı ekmeklik buğday (Triticum aestivum L.) kullanılarak Bastak 4500 çift pasajlı laboratuvar değirmeni ile farklı vals aralıklarında öğütülmesi sonucu elde edilen unlarda zedelenmiş nişasta miktarları incelenmiştir.
Buğday Örnekleri; ilk 3’ü kırma, son 2 ‘si inceltme valsli olmak üzere toplam 5 valsli laboratuvar değirmeni Bastak 4500 ile öğütülerek una işlenmişlerdir.Kırma ve redüksiyon sistemlerinden elde edilen un örnekleri başlangıçta öğütülen temizlenmiş ve tavlanmış buğday miktarına oranlanarak un randımanı % olarak hesaplanmıştır.
80 Ülkede Bipea Ring Testlerine tabii tutulan; Confirmity England Bastak Hektolitre 7000 cihazı ile Hektolitre ağırlığı (kg), yüksek hassasiyete sahip altın kaplı sensörler ile ölçüm gerçekleştiren Bastak Rutubet Ölçer 16000 cihazı ile Nem Miktarı (%) ve Bastak Protein Analiz Cihazı ile Protein Miktarı (%) değerleri analiz edilmiştir.

Tablo: Kullanılan 5 Farklı Buğday Örneğinin Fiziksel ve Kimyasal Özelliklerine İlişkin Ortalama Veriler ve farklı vals topları ile öğütme sonucu elde edilen un verimleri

Şekil: Farklı Buğday Örneklerinin farklı vals aralıklarında öğütülmesi sonucu elde edilen zedelenmiş nişasta miktarları
Unun ekmeklik kalitesini belirlemek amacıyla hamur analizleri gerçekleştirilerek, zedelenmiş nişasta miktarının hamur kalitesi üzerindeki incelenmiştir.
Uygun hamur kıvamı ve kaliteli ekmek üretimi için, unun zedelenmiş nişasta miktarının dengeli bir seviyede olması önemlidir. Aşırı derecede zedelenmiş nişasta içeren unlar, yüksek su emme kapasitesine sahip olduklarından hamurun absorpsiyonunu artırır ve bu durum, yoğurma sürecinde hamurun homojenliğini bozarak elastikiyetini azaltır. Bu tür unlar, genellikle daha fazla su emdiği için hamurda aşırı yumuşamaya neden olur ve yeterli gluten oluşumu sağlanamaz. Sonuç olarak, hamurun gaz tutma kapasitesi düşer; fermantasyon sırasında üretilen gazların tutulamaması nedeniyle ekmek hacmi azalır ve iç dokusu sıkışık bir yapıya bürünür.
Bu dengesizlik, pişirme süreci boyunca ekmeğin dış yüzeyinin düzgün gelişmesini de olumsuz etkileyerek kabuk yapısını bozabilir. Araştırmalara göre, optimal seviyelerde zedelenmiş nişasta içeren unların kullanılması, hamur gelişimini ve fermantasyonu destekleyerek ekmek hacmini artırır ve ürünün iç yapısında gözenekli, homojen bir dokunun oluşmasını sağlar. Bu seviyenin üzerindeki zedelenmiş nişasta oranı ise glutenin su çekmesini sınırlandırır ve gazların dağılımını zorlaştırır. Sonuç olarak, fazla yüzey alanı nedeniyle yeterli gluten ağı oluşamayan hamurda gaz tutma yeteneği azalır, ekmeğin hacmi küçülür ve iç dokusu yoğunlaşır. Bu durum ekmek kalitesini düşürdüğü için, kullanılan unun zedelenmiş nişasta miktarının belirli bir seviyede tutulması, özellikle ekmek üretiminde kritik bir parametre olarak değerlendirilir.
Sağlam nişasta granülleri ağırlıklarının yaklaşık olarak 0,33 katı kadar su absorbe etme özelliğine sahipken, zedelenmiş nişasta granülleri kendi ağırlıkları kadar su absorbe ederler. Bu sebeple unun ekmeklik kalitesinin belirlenmesinde zedelenmiş nişasta miktarının etkileri için son teknolojiye sahip Bastak Absograph 500 ve Resistograph 500 hamur reolojisi cihazında hamur analizleri gerçekleştirilmiştir.
Bastak SD Cheq 15000 Zedelenmiş nişasta cihazı ile belirlenen, farklı miktarlarda zedelenmiş nişasta miktarı içeren unlar ile hamur reoloji cihazı kullanılarak hamur analizleri ve hamurun su alma kapasitesi/stabilitesi incelenmiştir. 300 g un numunesi kullanılarak, 5 ve 20 dakika boyunca karıştırma işlemine tabii tutularak Absograph 500 cihazında hamur numuneleri hazırlanmıştır.
Bastak Marka Resistograph 500 cihazı ile hamurun reolojik özelliklerini anlamaya yetecek uzunlukta test süreleri olan 45 ,90 ve 135. Dakikalarda, aşağıdan yukarıya doğru hareket eden özel raylı hamur esnetme mekanizması kullanılarak yerçekiminin olumsuz etkileri ortadan kaldırılarak yapılan test sonucu uygulanan kuvvet kaydedilerek grafik elde edilmiştir. İdeal özelliklerdeki unlu mamulleri elde etmek amacıyla hamurun elastikiyeti, direnci ve enerjisi, uluslararası standartlara uygun olarak belirlenmiştir.

Şekil: SAMPLE-01 (Vals aralığı:0,5 mm)
UCD: 23,5

Şekil: SAMPLE-02 (Vals Aralığı 0,2 mm)
UCD: 33,3
Fazla miktarda zedelenmiş nişasta içeren un ile hazırlanan hamur numunelerinde; zedelenmiş nişasta miktarının gereğinden fazla artışının yüzey alanını kaplamak için yeterli miktarda gluten bulunmadığından gaz tutma yeteneğini azalttığı, fermantasyon sürecini oldukça olumsuz etkilediği, ekmek içi özelliklerini bozarak ekmek kalitesini etkilediği gözlemlenmiştir.
Gelişmiş Hamur Reolojisi Analizi: Bastak Absograf & Rezistograf 500
Ekmek üretimi, insan beslenmesinde temel bir süreçtir. Un kalitesi, hamur işlenebilirliği, kabarma potansiyeli ve nihai ürünün dokusal özellikleri, ekmek üretiminde kritik parametrelerdir. Bu bağlamda, un ve hamurun reolojik özellikleri, üretim sürecinin farklı aşamalarında kalite kontrolü için yaygın olarak kullanılmaktadır. Ekmek geliştiriciler, hamurun reolojik özelliklerini iyileştirmek, işlenebilirliği artırmak ve nihai ürünün kalitesini yükseltmek için geliştirilen çeşitli bileşenlerdir. Bu katkı maddeleri, un ve hamurun su emme kapasitesi, gelişme süresi, stabilite, uzayabilirlik ve elastikiyet gibi reolojik özelliklerini doğrudan etkileyerek ekmek üretim sürecinin optimizasyonuna katkıda bulunur.
Katkı maddelerinin hamur üzerindeki etkilerinin doğru bir şekilde değerlendirilmesi, ekmek üretiminde istenen sonuçlara ulaşmada kritik bir adımdır. Bu etkileri incelemek için kullanılan reolojik cihazlar, hamurun fiziksel davranışını simüle eder ve katkı maddelerinin hamur yapısını nasıl etkilediğine dair ayrıntılı veriler sağlar. Bastak absograf ve rezistograf, bu tür reolojik analizler için en yaygın kullanılan cihazlardır. Absograph 500, unun su emme kapasitesini, hamur gelişme süresini ve stabilitesini ölçerken, Resistograph 500 hamurun uzayabilirliğini, elastikiyetini ve enerji değerini değerlendirmek için kullanılır. Bu cihazlar, farklı katkı maddelerinin hamur yapısı üzerindeki etkilerinin ayrıntılı olarak incelenmesini sağlar.
Bu çalışmada, çeşitli ekmek katkı maddelerinin hamurun reolojik özellikleri üzerindeki etkileri Bastak Absograph 500 ve Resistograph 500 cihazları kullanılarak değerlendirilmiştir. Özellikle askorbik asit, sodyum stearoil laktilat (SSL) ve Bastak enzim karışımlarının (Purmix C + Armix 5000) hamur yapısı üzerindeki kimyasal ve fiziksel etkileri incelenerek, bu katkı maddelerinin ekmek üretimindeki rolü ortaya konulmuştur.
Deneysel Çalışma
Deneysel çalışma kapsamında, farklı ekmek katkı maddeleri kullanılarak çeşitli un numuneleri üzerinde reolojik analizler gerçekleştirilmiştir. Bu analizlerde, hamurun su emme kapasitesi ve stabilitesi Bastak Absograph 500 kullanılarak, esnekliği ve elastikiyeti ise Bastak Resistograph 500 kullanılarak incelenmiştir. Un numuneleri, her biri farklı bir katkı maddesi içeren üç gruba ayrılmıştır: askorbik asit, sodyum stearoil laktilat (SSL) ve Bastak enzim karışımı (Purmix C + Armix 5000). Herhangi bir katkı maddesi içermeyen un, kontrol grubu olarak kullanılmıştır.
Absograph 500 Deneyleri:
Hamurun su emme kapasitesini, gelişme süresini ve stabilitesini ölçmek için Absograph 500 deneyleri kullanılmıştır. Bu deneyler sırasında, un numuneleri Absograph 500'e eklenmiş ve uluslararası standart 63 rpm hızında karıştırılmıştır. Hamurun su emme oranı, hamur toplarının oluşumu sırasında eklenen su miktarı ile belirlenmiştir. Gelişme süresi ve stabilite, Absograph 500 eğrisinden elde edilen veriler kullanılarak değerlendirilmiştir.
Resistograph 500 Deneyleri:
Hamurun uzayabilirlik, elastikiyet ve enerji değerlerini değerlendirmek için Resistograph 500 deneyleri gerçekleştirildi. Resistograph 500'de hazırlanan hamur topları, yeterli fermantasyon süresi sağlanarak 30°C sabit sıcaklıktaki fermantasyon odalarında 45, 90 ve 135 dakika bekletildi. Daha sonra hamur, yerçekiminin olumsuz etkilerini ortadan kaldıracak şekilde tasarlanmış doğrusal bir kulede 14,5 ± 0,5 mm/s özgül hız kullanılarak gerdirildi ve hamurun elastik davranışı gözlemlendi. Elde edilen veriler, hamurun uzayabilirliğini ve elastikiyetini belirlemek için kullanıldı.
Sonuçlar
Tablo 1, Bastak Absograph 500 cihazı ile elde edilen su absorpsiyon kapasitesi ve stabilite sonuçlarını göstermektedir. Bu sonuçlar, farklı katkı maddelerinin hamurun reolojik özelliklerine olan etkisini net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Katkı Maddesi | Su Absorpsiyon (%) | Gelişme Süresi (dk) | Stabilite (dk) |
Kontrol (Katkısız) | 58.4 | 2.6 | 9.3 |
Askorbik Asit | 59.7 | 3.2 | 12.2 |
SSL | 58.8 | 3.1 | 10.8 |
Bastak Enzim Karışımı | 60.4 | 3.8 | 11.5 |
|
|
|
|
Tablo 2 ise, Bastak Resistograph 500 cihazı ile elde edilen uzama kabiliyeti ve elastikiyet sonuçlarını göstermektedir. Buradaki veriler, katkı maddelerinin hamurun elastik özelliklerine etkisini değerlendirmede önemli bir referans sunmaktadır.
Katkı Maddesi | Uzama Kabiliyeti (cm) | Direnç (RU) | Enerji (cm²) |
Kontrol (Katkısız) | 14.1 | 440 | 78.0 |
Askorbik Asit | 13.7 | 465 | 82.5 |
SSL | 15.0 | 460 | 85.0 |
Bastak Enzim Karışımı | 15.3 | 470 | 86.7 |
Deneyler sonucunda elde edilen veriler, ekmek katkı maddelerinin hamurun reolojik özellikleri üzerindeki etkilerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bastak Absograph 500 ile yapılan ölçümler, askorbik asit, SSL ve enzim karışımının hamurun su absorpsiyon kapasitesi ve stabilitesi üzerindeki etkilerini göstermektedir. Askorbik asit, oksidasyon ajanı olarak unun protein yapısını stabilize ederken, hamurun elastikiyetini artırmış ve gelişme süresini uzatmıştır. SSL, hamurun stabilitesini ve uzama kabiliyetini artırarak daha güçlü ve işlenebilir bir hamur yapısı oluşturmuştur. Bastak Enzim karışımları (Purmix C + Armix 5000) ise, hamurun su absorpsiyon kapasitesini artırmış, proteolitik aktiviteleri sayesinde hamurun yumuşaklığını, direncini , enrjisini ve uzama kabiliyetini geliştirmiştir.
Bastak Brand Absograph 500 and Resistograph 500 devices offer the user a unique analysis experience in determining dough rheological properties by eliminating the need for a computer and screen with their high repeatability, high accuracy, ease of use, remote software update, ergonomic design and 14.6-inch touch screen.
Beslenme Düellosu: Kinoa mı Bulgur mu?
Beslenme Düellosu: Kinoa mı Bulgur mu?
Günümüzde sağlıklı beslenmeye ve çeşitli gıda alternatiflerine olan ilgi artıyor. Bu bağlamda, son yıllarda popülarite kazanan kinoa, sağlıklı yaşam meraklıları arasında yaygınlaştı. Peki, kinoa gerçekten bulgura bir alternatif olarak değerlendirilebilir mi? Hangisi daha sağlıklı? Bu iki gıdayı detaylıca karşılaştırarak değerlendireceğiz.
Kinoa, Güney Amerika kökenli olup binlerce yıldır tüketilen bir gıdadır. İnka İmparatorluğu'nun temel besinlerinden biri olan kinoa, aslında bir tahıl değildir. Chenopodiaceae familyasından geniş yapraklı bir bitkinin tohumlarıdır. Besin içeriği tahıllara benzediği için yalancı tahıl olarak sınıflandırılır. Kinoa, iklim koşullarına dayanıklılığı ve yüksek besin değeri ile dikkat çeker. Bu nedenle, 2013 yılı Birleşmiş Milletler tarafından Uluslararası Kinoa Yılı ilan edilmiştir.
Bulgur ise, tam buğday tanelerinin haşlanma, kurutulma, kırılma ve öğütülme aşamalarından geçmesi sonucu elde edilen yarı pişmiş bir gıdadır. Mutfaklarımızda uzun yıllardır yer alan bulgur, hem besleyici hem de ekonomik bir gıdadır.
Kinoa ve bulgurun besinsel özelliklerini karşılaştıracak olursak:
Kinoa ve bulgurun kalori içeriği benzerdir; ancak bulgurun kalori içeriği daha düşüktür. Bir küçük kase pişmiş kinoa 222 kalori içerirken, aynı miktardaki bulgur 122 kalori içerir. Kinoanın protein içeriği bulgurdan daha yüksektir.Kinoa ve bulgur gibi tahıllardaki protein, nem ve yağ seviyelerini doğru bir şekilde ölçmek için laboratuvarlar genellikle gelişmiş yöntemler kullanır. NIR analyzers. Kinoa, özellikle vegan ve vejetaryenler için yüksek protein ve kaliteli amino asit içeriği ile önemli bir gıda kaynağıdır.
Kinoanın yağ içeriği bulgurdan daha yüksektir. 100 gram bulgur 2 gram yağ içerirken, aynı miktar kinoa 6.7 gram yağ içerir. Kinoa özellikle linoleik ve linolenik doymamış yağ asitleri bakımından zengindir. Lif içeriği açısından kinoa, karabuğday haricindeki diğer tahıllardan daha yüksek lif içeriğine sahiptir. Kinoa, diyet lifi açısından zengin olduğu için sindirim sistemini destekler ve kan şekeri yönetimine katkıda bulunur. Bulgur, kinoadan daha düşük lif içeriğine sahiptir, ancak yine de günlük lif alımınıza katkıda bulunur.
Kinoa, A vitamininin bir türevi olan karoten, E vitamini ve B grubu vitaminler açısından zengindir. Ayrıca demir, magnezyum, potasyum ve çinko mineralleri açısından da birçok tahıldan üstündür. Bulgur ise özellikle niasin, tiamin ve riboflavin gibi B vitaminleri açısından zengindir. Niasin sinir ve sindirim sistemleri için önemlidir ve bulgur bu vitaminin zengin bir kaynağıdır.
Kinoa ve bulgurun glisemik indeks ve tokluk sürelerini değerlendirecek olursak; Kinoa ve bulgurun glisemik indeksleri düşüktür. Bu özellikleri sayesinde kan şekerinde ani yükselmelere neden olmaz ve uzun süre tok tutarlar. Ancak, kinoa pişerken bulgur kadar su çekmez, bu nedenle bulgur tüketildiğinde tokluk hissi daha uzun sürebilir NILELITRE 7500 Tahılların pişirilmesinde, depolama stabilitesinde ve genel kalitesinde önemli bir rol oynar.
Kinoa gluten içermez ve bu nedenle çölyak hastaları ve gluten hassasiyeti olan kişiler için ideal bir gıdadır. Bulgur gluten içerir ve bu nedenle çölyak hastaları tarafından tüketilmemelidir.
Kinoa yüksek miktarda fitik asit ve oksalat içerir. Fitik asit demir ve çinko gibi minerallerin emilimini azaltırken, oksalatlar böbrek taşı oluşumuna yatkın kişilerde sorunlara neden olabilir. Bu nedenle, kinoayı tüketmeden önce suda bekletmek, fitik asit miktarını azaltmak için etkili bir yöntemdir.
Kinoa mutfaklarda yeni yeni yer almaya başlamakta olup bulgurun kullanıldığı her yemekte kullanılabilir. Kabukları çıkarıldıktan sonra pilav, kısır, dolma gibi yemeklerde kullanılabilir. Ayrıca kinoa unu ile makarna, krep, ekmek, bisküvi, kek ve kraker yapılabilir. Kinoa ve bulgur gibi tahıllar işlenmeden önce iyice temizlenmelidir. SAMPLER CLEANER 13500 Toz ve yab impurities maddeleri uzaklaştırmak için. Doğru besin değerleri testi için tahıl örnekleri genellikle CRUSHING MILL 1600 Bulgur üretimi de buğdayla başlar. ROLLER MILL 4000 ve kontrollü işleme.
Kinoa ve bulgur her ikisi de besleyici ve sağlıklı seçeneklerdir. Her iki gıda da protein, vitamin, mineral ve diyet lifi açısından zengin olup dengeli bir şekilde tüketildiğinde sağlıklı bir beslenmenin parçası olabilir. Diyetinizin vitamin, mineral ve diyet lifi içeriğini artırmak için beyaz pirinç yerine ara sıra bulgur veya kinoa tercih edebilirsiniz. Özellikle gluten hassasiyeti olan kişiler için kinoa, bulgura mükemmel bir alternatiftir.
Örneğin, kabak dolması yaparken bulgur veya pirinç yerine kinoa kullanarak daha fazla lif, sağlıklı yağ asitleri ve demir minerali alabilirsiniz. Dolmalarınızı, pilavlarınızı ve sarmalarınızı kinoa veya bulgurla denemeye ne dersiniz?
Bastak Instruments, dünya genelinde değirmenlerin ve gıda laboratuvarlarının tahıl ve un kalitesini ölçmek için kullandığı laboratuvar cihazlarını üretir. Un ve tahıl kalite kontrol cihazlarını inceleyin.
Tahıl Ürünlerinde Mikrobiyolojik Analizler ve Gıda Güvenliği Kontrolü
Tahıl Ürünlerinde Mikrobiyolojik Analizler: Gıda Güvenliği ve Kalite Kontrolünde Önemli Adımlar
Tahıl türleri, buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç ve mısır gibi ürünleri içeren önemli bir gıda kategorisidir. Tahıllar, ekiliş, üretim ve kullanım alanlarının genişliği açısından kültür bitkileri arasında önde gelen bir konumdadır. Dünya nüfusunun yaklaşık 7 milyarlık bir kısmı, günlük enerji ihtiyaçlarının yaklaşık %50'sini doğrudan tahıllardan karşılamaktadır. Buğday gibi birçok ülkenin temel besin kaynağı olan tahıllar, genellikle ekmek gibi çeşitli unlu mamuller olarak tüketilmektedir.
Buğday ve buğday ununun insan sağlığı ve beslenmesi açısından büyük bir önemi vardır ve bu nedenle hijyenik koşullarda güvenli bir şekilde üretilmelidir.
Hasat edilmiş hububat tanelerinin dış yüzeyinde toprak, böcek veya diğer çevresel etkenlerden kaynaklanan kontaminasyonlar sebebiyle bazı mikroorganizmalar bulunur. Yeni hasat edilmiş hububatın, gramında birkaç binden milyona kadar varan sayılarda bakteri ve sıfırdan yüzbinlere ulaşan sayıda küf sporları bulunabilir.
Hububat ve ürünlerinde mikrobiyal kaynaklı bozulmalar, özellikle küf bozulmaları, önemli ekonomik kayıplara neden olabilir. Tahminlere göre, depolama sırasında böceklenme veya küflenme gibi nedenlerle bozulduğu düşünülen hububat tanelerinin yaklaşık %20'si zarar görmektedir. Bu oran, gelişmemiş ülkelerde daha da yüksek olabilir.
Tahıl tanelerinin yüzeylerinin hafifçe nemli olması ve oksijenin bulunması, küflerin çoğalmasını kolaylaştırır. Bu küfler genellikle tarla ve depo küfleri olarak sınıflandırılır. Tarla küfleri genellikle toprak, su ve enfekte olmuş bitkiler gibi kaynaklardan bulaşırlar ve genellikle tahıl tanelerini hasat öncesi tarlada enfekte ederler. Depo küfleri ise hasat sonrası kurutma veya depolama aşamalarında tahıl tanelerine bulaşabilirler. Bu küflerin gelişebilmeleri için tarla küflerine kıyasla daha düşük su aktivitesi seviyeleri yeterlidir.
Tahılların ve kuru baklagillerin, küflü, böcekli veya kırık taneler içermemesi ve içlerinde toz, toprak ve taş gibi yabancı maddeler bulundurmaması gerekir. Bu ürünler, kuru, serin, karanlık ve havadar yerlerde, genellikle 5-10°C sıcaklıkta ve %60 bağıl nem seviyesinde muhafaza edilmelidir.
HUBUBATLARDA MİKROBİYOLOJİK ANALİZLER
Hububat örneklerinde en sık rastlanılan bakteriler Micrococcus, Lactobacillus, Pseudomanos , Bacillus dur. En sık rastlanan küfler ise Penicilium, Aspergillus, Fusarium, Alternaria, Cladosporium, Mucor, Monilia, Rhizopus’tur.
Hububat Ürünlerinde Mikrobiyoloji hammadde ve un örneklerinde; Toplam Aerobik Mezofilik Bakteri (TAMB ), Koliform Bakteri , Küf, Rope Sporu ve Sayısı analizleri rutin olarak gerçekleştirilmektedir.
Dünya gıda sanayii bilimsel ve teknolojik ilerlemeler ile büyük bir hız kazanmıştır. Gıda bilimlerindeki ve teknolojisindeki hızlı gelişme; gıda endüstrisindeki rasyonelleşme, depolama ve nakliye sorunları bu alanlarda gerçekleştirilen yanlış uygulamalar gıda kalitesi ve kontrolünün önemini gün geçtikçe arttırmıştır.
Çeyrek asırdır üstün teknolojik özelliklerle 5 Yıldızlı Arge ve İnovasyon Üssünde hizmet veren Bastak Instruments, Dünya’nın kullanımına sunduğu ICC Standart No.189 ve 192 ile gıda güvenliği ve güvencesi için çalışmalarına hız kesmeden devam etmektedir.
Üretimini gerçekleştirdiği 72 çeşit gıda, un, tahıl, tohum, yağlı tohum, baklagil ve yem kalite kontrol cihazları ile A-Z’ye laboratuvar çözümü sunduğu alanlardan biride mikrobiyoloji laboratuvarlarıdır.
Eşsiz ölçüm yetenekleri ve hassasiyetleri ile, Bastak Marka Kuru Hava Sterilizatörü, İnkübatör, Biyoekim Kabini, pH metre, dondurucu, soğutucu, su banyosu ve homojenizatör vb. birçok mikrobiyoloji laboratuvarı ekipmanının yanı sıra cam malzemeler arasında petri kutuları, pipetler, ölçü silindirleri, balonlar, tüpler, erlenmeyerler, drigalski spatülleri, beherler ve şişeler yer alır. Metal malzemeler arasında spatüller, aşı özesi ve iğnesi bulunurken, diğer malzemeler arasında bunzen bekleri, tüp sporları ve sepetleri, temizlik ve dezenfeksiyon malzemeleri, dehidre besiyerleri, koloni sayaçları, teraziler, çeşitli boya ve çözelti kapları ile çeşitli termometreler ve monometreler bulunmaktadır.
Bastak Instruments, uluslararası standartlara uygun olarak ürettiği cihazlarla, dünya genelinde birçok laboratuvarın güvenilirlik ve doğruluk standartlarını karşılamasına yardımcı olur. ICC standart metodlarına dayanan cihazlar, gıda üreticileri ve kontrol laboratuvarları için kılavuz niteliğindedir ve uluslararası ticarette kabul gören bir standart olarak hizmet verir.
Pizzanın Tadını Dünya Pizza Günü'nde Çıkar
Lezzet Şölenine Katıl!
Çıtır maya hamuru ile hazırlanan ve fırında pişirilen pizza, eski zamanlarda genellikle domates sosu, mozzarella peyniri ve çeşitli malzemelerle kaplanırdı. Ancak günümüzde, pizza yaratıcılıkta sınırları zorlayan bir platform haline gelmiş durumda. Artık çeşitli tuzlu malzemelerle kaplanabilir; aralarında soslar, etler, sebzeler ve peynirler gibi farklı seçenekler bulunabilir.
Görüldüğü gibi, birçok kişi pizza tercih ettiğinde düşük besin değeri bir yiyecek olarak algılayabilir. Ancak yayınlanan veriler, genellikle tam tersinin doğru olduğunu gösteriyor. Aslında, çoğu pizza oldukça yüksek besin değerine sahiptir. İyi bir protein kaynağı olarak ön plana çıkan pizza, kompleks karbonhidratlar, vitaminler ve mineraller açısından da zengin bir içeriğe sahiptir.
Pizza Hamurunda Kalite Kontrol !
Pizza endüstrisi, dünya genelinde oldukça büyük bir sektördür ve bu nedenle ülkeden ülkeye değişen birçok üst malzemesi vardır. Pizza, genellikle ekmek hamurundan yapılmış düz bir tarttır. Pizza hamuru, kimyasal olarak mayalanabilir veya mayalı olarak hazırlanabilir. Un, fırıncılık ürünlerinin üretiminde temel bir malzemedir ve farklı protein miktarları ve kalitelerine sahip çeşitli türlerde unlar bulunmaktadır.
Un Kalitesi ve Protein İçeriği
Pizza hamuru dondurularak, saklanarak ve çözülerek bir işlem sürecinden geçer. Bu nedenle, donmuş hamur için kullanılan unun iyi bir dayanıklılığa ve yüksek protein içeriğine sahip olması önemlidir. Donmuş hamur ürünlerinde genellikle %11-14 protein içeriğine sahip sert buğday çeşitlerinden unlar tercih edilir. Pizza ununun protein özelliğini DA 9000 NIR cihazı ile son teknolojide 1 dakikadan daha kısa bir sürede belirleyin !
Küresel Tüketim ve Hamur Bileşimi
Geleneksel olarak Avrupa ülkelerinde, özellikle İtalya'da tüketilen pizza, Latin Amerika ülkelerinde ve Amerika Birleşik Devletleri'nde ticari ilgi görmektedir. Bu ilgi, ürünün düşük maliyeti ve tüketim için kolay hazırlanabilir olması gibi nedenlere dayanmaktadır. Pizza hamurunun temel formülasyonu un, su, tuz, şeker ve maya içerir. Hamur, ürünün büyük bir bölümünü oluşturur ve görünümü, dokusu ve tadı, tüketiciler tarafından kabul edilmesi ve tanınması için önemli özelliklerdir. Bu nedenle, hamur kalitesi, pişmiş gıdaların kalitesinde önemli bir rol oynayan buğday unu, yapısal bir bileşen ve temel bir bileşendir.
Hamur İşleme ve Fermentasyon
Hamurun hacmini artıran ve gaz tutulmasından sorumlu olan işlem adımları arasında hamurun karıştırılması ve şekillendirilmesi, bölünmesi ve şekillendirilmesi, fermantasyon, açma ve pişirme bulunur. Fermantasyon, hamurun havalandırılmasını sağlar; bu, hamurun sulu fazındaki karbondioksit üretimi ile gerçekleşir ve alveollerde yayılarak genişlemeye zorlayan fazla iç basınç oluşturur. Alveollerin stabilizasyonu, hamurun yapısını ve hacmini belirler.
Fermentasyon Koşulları ve Gluten Özellikleri
Hamur genellikle, hamuru şekillendirilmeden önce ilk hacmini 2-5 katına çıkarana kadar gereken süre veya mayalanma için kullanılan bira mayası (baker's yeast) ile 23 ila 26 ºC arasındaki sıcaklıklarda fermante edilerek doğrudan işlem kullanılarak hazırlanır. Pizza hamuru üretim yönteminin standartlaştırılmamış olması, son ürünün görünümü, yükseklik, dokusu ve diğer kalite yönleri gibi parametrelere yansımaktadır. Pizza'nın popülerleşmesiyle birlikte, hamurun kalitesinin çoğu üretim yönteminin benzer olmasına rağmen yüksek değişkenlik gösterdiği gözlemlenebilir. Son üründe görünüşü, kıvam ve kaliteyi yakalamak, tad ve tutarlılığı elde etmek için; Bastak Reoloji System Absograph 500 & Resistograph 500 ile tanışın!
Pizza hamurunda kullanılan glütenin özelliklerini bilmek hamurun yapısı ve tekstürü açısından önem taşır. Krep üretiminde Kullanılan unun düşük gluten içeriğinde sahiptir.
Unun gluten içeriğini belirlemek , viskoelastik özelliklerin belirlenmesi, pişme davranışı ve fiizksel kalite özellikleri açısından kritik önem taşır.
Pizza Hamurundan İstenen Özellikler
Pizzanın kenarları kabarık ve nazikçe kavrulmuş olmalıdır. Hamurun içinde çeşitli büyüklükte gözenekler bulunmalı, böylece pizza hem hafif hem de lezzetli bir dokuya sahip olmalıdır. Pizzanın hamuru, ne aşırı kalın ne de fazla ince ve çıtır olmamalıdır. Pizza Hmaurunda Kalite Kontrolde Avrupa’dan Approval ICC No.189 ve No 192 standartlarına sahip Bastak Instruments Kalite Kontrol Cihazları !
Nişasta Hasarı ve Hamur Dengesi
SDCHEQ 15000 CİHAZI İLE ZEDELENMİŞ NİŞASTA MİKTARINI TESPİT EDEREK PROSESİNİZİ OPTİMİZE EDİN, HAMMADDE DE KALİTEYİ YAKALAYIN!
Pizzalar, başta nişastalardan olmak üzere karmaşık karbonhidratlar bakımından oldukça yüksektir. Nişasta hasarındaki dengesizlik veya düşük protein seviyeleri, aşırı derecede yapışkan bir hamura yol açabilir. Öte yandan, un içindeki fazla miktardaki pentosan ve protein içeriği, çok gevşek bir hamur oluşturabilir.
Bastak Cihazları ile Dengeli Hamur
Alanında lider olan Bastak Instruments kalite kontrol cihazları ile Hamurunun yoğunluğu tam yerinde, kenarları kabarık ve hafifçe kızarmış. Her diliminde farklı büyüklükteki gözenekler, o eşsiz lezzetin anahtarı. Bu pizza hamuru, mükemmel bir dengeyle ne çok kalın ne de fazla ince; tam aradığınız lezzet ve dokuya sahip. Şimdi sadece bu muazzam hamuru lezzetli malzemelerle buluşturmak ve pizza şölenine başlamak kaldı!
Bastak 25.Yılında Daha Güçlü ve Kusursuz!
ÇEYREK ASIR ,ASIRLIK GÜÇ ,KUSURSUZ TEKNOLOJİ !
25 yılda neler olmaz ki…
Asırlık ağaçlar büyür, dağlar yükselir, kilometreler aşılır, insanlar gelişir, dünya değişir. Bizde alın terimizle, umutlarımızla, 25 yıldır attığımız her adımda hedefimizi gerçekleştirmek için durmaksızın çalışıyoruz.
Bugün Bastak Instruments alanında Türkiye’de ve Dünyada ilk ve tek Arge ve İnnovasyon üssü olarak 195 mühendisi, 72 çeşit kalite kontrol cihazı, modern hayatı kolaylaştıracak teknolojik ve hızlı çözümleri, gelişmiş sensörleri ile hizmet verirken alanında lider konuma gelmesi bir günde gerçekleşmedi.
Hadi biraz geçmişe gidelim,
1999 yılında Zeki Demirtaşoğlu tarafından kurulan, Bastak Grup Şirketlerinin ilki olan Bastak Instruments, çeyrek asırlık serüveninde asırlık hayallerini hayata geçirirken faaliyet gösterdiği gıda, un, tahıl, tohum, yağlı tohum, baklagil ve yem kalite kontrol cihazları, Türkiye'nin ve Dünya’nın ilk patent ve faydalı modele sahip robotik numune alma sistemleri, 35 farklı un katkı maddesi alanında değerlerinden aldığı güç ile gıdaya lezzet katıyor, yaşama enerji veriyor, gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için uzman ve uluslararası kadrosu ile geleceği tasarlıyor.
Dünya’ya ve Ülkemize kazandırdığımız, bilime ve akademiye öncülük eden, Türkiye’de ilk ve tek ICC Standart 189 ve ICC Standart 192 standartlarımız, 4 analiz metodumuz ve ICC kitapçığında 9 cihazımız ile lider konumda yer alırken ülkemizi uluslararası arenada temsil etmenin haklı gururunu yaşıyoruz.
Bastak Akademi çatısı altında, uluslarası seminer ve sempozyumlara imza atarken, online ve fabrikamızda yüzyüze eğitimler, makaleler ve akademik çalışmalar ile zenginleştirilmiş bir öğrenme deneyimi sunuyoruz. Sürekli bir öğrenme ortamı oluşturarak, eğitimde fırsat eşitliğini yakalamayı amaçlıyoruz. Bilime ve innovasyona odaklanıyoruz.
Bugün, Dünya’nın dört bir tarafında; Türkiye’den Kolombiya’ya, Endonezya’dan Cezayire, Hindistan’dan Rusya’ya yaşamı değiştiren son teknoloji projelere imzamızı ve adımızı altın harflerle yazdırırken gıda güvenliği, gıda güvencesi ve insan yaşamına yaptığımız dokunuşlarla ve tecrübelerimizden aldığımız güç ile yükseliyoruz.
Ülkemizin ve Dünya’nın ekonomisine, bilime ve innovasyona, insanlığın sağlığına ve yaşamına hizmet ederken, 12 bin yıl önce Anadoluda, Göbeklitepede başlayan buğdayın serüvenine ve atalık tohumuna sahip çıkarken nice asırlık başarılara imza atacağımızı temenni ediyoruz…




















