Blog

Karabuğday Ununda Kalite Kontrol Parametrelerinin Kritik Önemi

1. Karabuğday Unu nedir?

Karabuğday, isminde “buğday” geçmesine rağmen her ne kadar bir tahıl gibi düşünülse de tahıl grubuna girmeyen, Kuzukulağıgiller familyasına ait olan Fagopyrum esculentum (Yaygın Karabuğday) bitkisinin tohumlarından elde edilmektedir. Bitki çiçek açtıktan sonra “aken” denilen sert kabuklu meyvenin oluşmasıyla birlikte bu meyvenin içinde bulunan tohuma “karabuğday” denilmektedir. Bundan dolayı da Karabuğday, meyve tohumu sınıfına girmektedir.  

1.1 Karabuğday Ununun Yapısı ve Ürün Üzerindeki Etkisi

Karabuğday, yalancı tahıl olarak geçen bir psödotahıl unu olup içinde doğal olarak glüten bulunmaz. Glüten sadece buğdaygiller familyasına ait buğday, arpa, mısır gibi gerçek tahıllar olan tek çenekli otsu bitkilerde bulunan, gliadin ve glutenin proteinlerinin birleşiminden meydana gelen bir protein kompleksidir. Buğdaygiller, tohumun enerji depolaması için bir yapı geliştirir. Bu yapıya glüten proteini denir. Burada enerji depolanır. Karabuğday ise bu familyada olmadığı için genetiğinde bu protein dizilimi yoktur. Karabuğdayda farklı bir protein dizilimi mevcut olup bu protein dizilimini “globin” ve “albumin” adı verilen proteinler oluşturmaktadır. Bu yapılar karabuğdayı, tahıllardan ayırır.

1.2 Su Bağlama Kapasitesi

Tahıllarda bulunan proteinler suyla karşılaştığında yapışkan, esnek, sakız gibi uzayan ve hava kabarcıklarını tutan bir glüten ağı oluştururken, karabuğdaydaki proteinler su ile karşılaştığında proteinler birbirine sıkıca tutunduğundan elastik bir zincir ortaya çıkmamaktadır. Karabuğdaydaki proteinler aynı bir süngerin suyu içine çekmesi gibi suyu çeker. Dolayısıyla bu durum hamura ağırlık verir fakat buna bağlı olarak hamurun şekil alması zorlaşır. Bu yüzden bu unlardan üretilen hamurları elimize aldığımızda kolayca kopabilmektedir.  Daha yoğun bir kıvam elde edilir. Viskoelastik bir yapı ortaya konamaz.

Karabuğday ununun su bağlama kapasitesinin mantığında kolloidal dispersiyon ve viskoz matriks olayları bulunmaktadır. Kolloidal dispersiyon şunu açıklar: Karabuğday unu, su ile birleştiğinde karabuğdayın içinde bulunan albumin ve globulin proteinleri suyun içinde tam olarak çözünmez. Her ne kadar un, suyla homojen bir yapı oluştursa da bu proteinler çok küçük parçacıklar halinde un ve su karışımının içinde bulunmaktadır. Bundan dolayı da karabuğday proteinleri hamurun içinde süspansiyon benzeri bir yapı oluşturmaktadır. Her ne kadar bu yapı unun suyla bir bağlantı kurmasını sağlasa da ortaya çıkan küçük parçacıkların tam olarak un-su karışımında homojen dağılmamasından dolayı bu bağ sağlam bir şekilde kurulamaz. Karabuğday ununun buğday unu gibi viskoelastik, esnek bir yapı oluşturmamasının mantığı da buradan ileri gelir.

Viskoz Matriks olayı ise bize şunu açıklar: Viskozite akışa karşı gösterilen dirence denir. Matriks ise yapının içinde bulunan bileşenlerin birbirini tutarak oluşturduğu bütüncül yapıya verilen isimdir. Karabuğdaydaki albümin ve globulin proteinlerinin suyu çekmesi yüksek düzeydedir. Karabuğdayın yapısında bulunan nişasta ve protein molekülleri suyu çektikçe matrikste bulunan moleküller zamanla şişmeye başlar. Moleküller şiştikçe birbirlerine yakınlaşmaya başlayacağından aralarındaki sürtünmede zaman içinde artmaktadır. Moleküllerin birbirine yakınlaşarak sürtünmesi, akışkanlığı etkilemektedir. Yaklaşma ve sürtünmenin artışına bağlı olarak akışkanlık azalacak ve viskozite artacaktır. Yani daha yoğun bir hamur elde edilecektir. Suyu çektiğinden dolayı da ürün ağırlaşacaktır. Ortaya çıkan bu ağır, yoğun ve akışkanlığı düşük yapıya viskoz matriks denmektedir. Bu nedenden dolayı karabuğday ekmeğinin içi süngerimsi değil aksine nemli ve sıkı bir şekildedir. Yapı suyu çektiği için gaz kabarcıkları suyun sebep olduğu bu ağır yapı içinde tutunmakta zorlanır ve yapıda yükselemez, yapının içinde hapsolur.

2. Karabuğday Ununda Partikül Büyüklüğünün Kaliteye Etkisi

2.1 Yüzey alanı ve su çekme

Parçacık boyutunun kontrolü karabuğday ununda çok kritiktir çünkü nihai ürünün nasıl çıkacağı konusunda büyük bir etkiye sahiptir. Toplam yüzey alanı, karabuğday unundan kullanılarak yapılacak ürünlerde bilinmesi gereken ve başta gelen hususlardan biridir çünkü toplam yüzey alanı doğrudan unun su bağlama kapasitesini etkilemektedir.

Şekil 1: Karabuğday tanesi yapısı

 

Ayrıca, karabuğday tanesi yapı itibariyle buğdaya kıyasla daha sert ve köşeli bir yapıya sahiptir. Karabuğday tanesinin bu geometrik yapısı onu, buğday unlarına göre kontrol edilmesi daha kompleks olan fiziksel bir zorluğa dönüştürür. Tanenin oluşturduğu bu tetrahedral yapı, öğütme ve eleme süreçlerindeki her müdahaleyi kritik bir kimlik değişimi haline getirmektedir.

 

2.2 Elek Analizi Yapmamanın İnce Unlarda Doğurduğu Olumsuzluklar

Öğütme işleminde buğday taneleri yuvarlak olduğundan dolayı valslerden gelen kuvvet buğday tanesinin her tarafına eşit olarak dağıtılabilirken, karabuğday tanelerinin öğütülmesinde bu eşitlik sağlanamaz. Valslerin bu köşelere temas etmesi sonucu, bu bölgeler bir patlama veya kırılma şeklinde parçalanarak ayrılmaktadır. Burada yapılacak olan öğütme ayarı çok az daraltılsa bile yapıdaki keskin köşelerin çok ince bir toz halinde çıkmasına neden olabilir. Valsler arasındaki mesafenin çok dar ve hızın fazla olması sonucu aşırı ince bir un elde edilmektedir. Bu durumda sadece ince un elde edilmekle kalınmaz. Valslerden gelen şiddet sonucu undaki hasarlı nişasta miktarında da bir artma yaşanır. Ortamdaki hasarlı nişasta miktarı artacağından dolayı da hasarlı nişastanın oluşturacağı boşluklardan su rahatlıkla içeriye girmektedir. Buna ek olarak, ince un oluşacağı için artan yüzey alanından dolayı da suyun içeri girmesi kolaylaşır. Bu haldeki bir un ise su ile temas ettiğinde yapıdaki moleküller çok hızlı ve kontrolsüz bir şekilde suyu alır. Karabuğday, yapısında glutene sahip olmadığı için bu su alımı sonucu, yapıyı bağlı tutan tek şey su ile temas etmiş proteinlerin sebebiyet verdiği yapışkan ağdır. Eğer, elek analizi yapılmayıp bu yapının neden olacağı yapışkanlığa yol verilirse aşırı yapışkan, makineleri zorlayıp zarar verebilme ihtimali bulunan ve şekil verilemeyen bir hamur ortaya çıkacaktır. Bu hamur ince yapısından dolayı içine çok fazla su aldığı ve atamadığı için pişme esnasında hamurun çiğ kalmasına neden olabilir. Bununla birlikte, tüketicinin ürünü ısırdığı andaki deneyimini de etkilemektedir. Aşırı ince unlarda, suyun fazla alınmasına bağlı olarak nemlilik olacağı için bu gibi unlarda yapışkanlık hissi ortaya çıkacaktır. Doku daha homojen olsa da cansızdır.

 

2.3 Elek Analizi Yapılmamasının İri Unlarda Getirdiği Olumsuzluklar

Gevşek bir öğütme halinde ise karabuğdayın sert dış kabuğu ve endospermi, elek numaralarının çok geniş olması veya değirmen ayarlarının gevşek tutulması nedeniyle tamamen parçalanmaz. Daha sonra ortaya çıkan un, daha çok köşeli ve büyük parçacıklardan oluşur ve bu durum da bir irmik görünümünün ortaya çıkmasına neden olur. İri taneli unda moleküller, ince taneli una göre daha sıkı olacağı için bu seferde alınan su içeriye girmekte zorlanır. Hidrasyonu yavaşlatır. Eğer, elek analizi yapılmazsa, ekmek içi kuru kalır. İri tanelerin oluşturacağı yüzey dar olacağı ve suyu tutamayacağı için bu su, hamurun dış kısımlarına doğru akmaya başlar. Su, pişme aşamasında fırında ısıyla karşılaşacağı için bulaşır. Buharlaşma sonucu kupkuru ve taş gibi denilen ekmek meydana gelir. Suyun alınamaması, esnek bir gluten yapısına sahip olunamaması nedeniyle proteinler de birbirine sıkı tutunamayacağından dolayı kuru bir yapının yanında bu kuru yapıya dokunulduğunda hızlı bir şekilde parçalanan bir hamurla karşılaşılacaktır. Bu sert yapıda ise ürün tüketilirken ağza sert, kum tanelerini andıran parçalar gelebilmektedir. Bütün bu olaylar, kalite algısının düşürülmesine sebebiyet veren etmenlerdir.

2.4 Elek Analizi Yapılmaması Sonucu Homojen Olmayan bir Dağılım

Bazı durumlarda ise hem ince hem de iri un tanelerinden oluşan heterojen bir karışım oluşabilmektedir. Böyle bir durumda ise hem aşırı ince unların iç yüzeyde meydana getireceği aşırı yapışkan, şekil verilemeyen, çiğ ve yapışkan bir hamur hem de kaba unların dış yüzeyde meydana getireceği kuru, hızlı parçalanabilen bir yapıyla karşı karşıya gelinir.

2.5 Bastak 8000 ile Elek Analizi

Bastak 8000 Elek Sallama Cihazı, karabuğday ununun su absorbsiyonunu, hamur elastikiyetini ve sonuç olarak nihai ürün hacmini doğrudan etkileyen partikül boyutunu dengelemeye yardımcı olmada üstündür. Bu cihaz, ICC, CE ve ISO standartlarına sahiptir ve fabrikadaki vals ayarlarının denetlenmesinden günlük üretimin doğruluğunu kontrol etmeye kadar her aşamada mükemmel hassasiyet sunma yeteneği vardır. Üretim sürecinde tesadüfe yer bırakmayan 8000 modelimiz, unun partikül dağılımını doğru bir şekilde belirleyerek kalitenin iyi düzeyde ve dengeli kalmasını sağlamaktadır.

Şekil 2: Bastak 8000 Elek Sallama Cihazı. Bastak Instruments, 2026, Ankara, Türkiye.

 

3. Karabuğday Ununda Rutubet ’in Kaliteye Etkisi

Unun içindeki su ile rutubet miktarı ilişkilidir. Karabuğday içeriği bakımından protein, yağ, karbonhidrat açısından zengin olduğu için bu zenginlik rutubet ile birleştiğinde de bu yapı mikroorganizmalara oldukça açık bir ortama dönüşmektedir. Rutubet oranı normal şartlarda genellikle %14’tür. Fakat, özellikle ince unlarda, su almaya elverişli yapılarda rutubetin bu kritik değeri geçmesi halinde küf ve mantarların üremesi için bir ortam ortaya çıkabilir. Buradaki küf ve mantarların üremesi sonucunda ise bu olaydan unun rengi de etkilenebilmektedir. Rengin yanında ortaya mikotoksinlerin de çıkmasına neden olabileceği için insan sağlığına zararlı etmenler ile karşılaşılabilir. Diğer taraftan, buğdaya kıyasla içinde fazlaca doğal yağ bulunan karabuğday unu, yüksek nem etkisi ile buradaki lipaz enzimlerinin harekete geçmesini sağlar. Aktif hale geçen lipaz enzimleri, yağı parçalayarak bunları yağ asitlerine çevirir. Yüksek nem oranı, enzimlerin kısa sürede aktif hale geçmesiyle un, ağır ve ekşi bir kokuya sahip olarak acılaşmaya başlar. Bu acılaşmaya sebebiyet vermemek için unun, rutubet kontrolünün yapılması önemlidir. Ayrıca, nem oranı yüksek un, moleküller arası elektrostatik çekimden kaynaklı topaklanma yapabilir. Bu da topaklanan unun elekleri tıkamasına yol açar ve makineleri zorlayarak ömrünü düşürmekle birlikte maliyetleri arttırır. Bu unun yüksek nemle paketlenmesi halinde ise paket içinde buharlaşmaya sebebiyet vererek hem raf ömrünü azaltır hem de paketi erken bozar.

 

3.1 Bastak 16000 Rutubet Ölçer ile Rutubet Analizi

Gıda güvenliğini korumak ve para kaybını önlemek için nem miktarını değerlendirmek temeldir. Bastak 16000 Rutubet Ölçer, hammadde alımında "fazla su satın alınmasını" önleyerek ticari kayıpları önler ve küf, kızışma ve toksin oluşumu gibi riskleri depolama sürecinde en başından önler. Bastak’ın kusursuz teknolojisi, sektördeki en önemli analizlerden biri olan nem ölçümünü gerçekleştirerek ürünlerinizin dayanıklılığını uzun ömürlü olarak koruma altına almaktadır.

Şekil 3: Bastak 16000 Rutubet Ölçer Cihazı. Bastak Instruments, 2026, Ankara, Türkiye.

 

Karabuğday Ununda Kül Analizinin Gerekliliği

En önemli unsurlar olan olan bir unun saflık derecesi ve öğütme verimi somut olarak görülmek isteniyorsa kül analizinin yapılması gerekmektedir. Unun saflık derecesini öğrenebilmek için unun içindeki inorganik maddeler (mineraller) tespit edilmelidir. Bunu tespit edebilmek için un, 550-900 °C yüksek sıcaklıklarda yakılmaktadır. Karabuğdayın temel mineralleri potasyum, magnezyum ve fosfordur. Bu mineraller karabuğdayın dış kabuğunda (perikarp) ve aleuron katmanında yoğunlaşmıştır. İç kısımdaki unlu bölgeye endosperm denir. Bu katmanda ise mineraller daha fakirdir. Kül mineral miktarını ölçer. Dolayısıyla eğer kül değeri fazla çıkıyorsa bu, öğütme sırasında dış kabuktaki dokuların -mineralce zengin bölgeler- unun içine fazla karıştığının bir göstergesidir.  Dış kabuktan yapıların unun içinde fazlaca olması bize kepek oluşturur. Oluşan daha iri yapılar kaba bir eleme yapıldığını gösterir. Bunun bazı nedenleri olabilir.  Elek numaraları (mesh) geniş olabilir. Diğer taraftan, eğer valsler arasındaki aralık dar bırakılıyorsa makine, ezme işlemini çok şiddetli gerçekleştirdiği için dış kabuğa varacak kadar un haline getiriyordur. Kaba bir elemeyle yapılan un, her ne kadar içindeki fazla mineralden dolayı besin açısından yüksek life sahip olsa da görünüm açısından daha düşük kalitede olur. Buna tam karabuğday unu denmektedir. Diğer yandan eğer görünümü ön planda tutacak ama besin açısından daha düşük değerde bir ürün elde edeceksek bu seferde kaba bir öğütme yerine ince bir öğütme yani mineral değeri daha düşük olacak olan bir öğütme tercih edilmelidir.

4.1 Bastak 12000 Kül Fırını ile Kül Analizi

Öğütme verimliliği ve ekmek hacmi gibi kalite kriterlerinin en somut göstergesi, inorganik madde miktarıdır. Bastak 12000 Kül Fırınının PID kontrollü elektronik kontrol ünitesi, sıcaklığı en hassas seviyelerde tutar ve bu da analizlerinizdeki hata payını azaltır. Bu cihaz, gıdadan yeme, baharattan kimyaya kadar çok geniş bir yelpazede güvenle kullanılan ve hedeflediğiniz karabuğday ununun saflığını bilimsel ve kusursuz bir teknolojiyle kaydeder.

 

Şekil 4: Bastak 12000 Kül Analizi Cihazı. Bastak Instruments, 2026, Ankara, Türkiye.

5. Karabuğday Ununda Protein Analizi

Protein analiziyle ürünün hem besleyici değeri hakkında hem de performans gücü hakkında bilgi sahibi olunabilir. Karabuğdayın içinde bir buğdaya kıyasla glüten bulunmadığından dolayı karabuğdayın içindeki proteinlerin yapıyı bir arada tutması açısından daha kritik bir öneme sahip olduğu unutulmamalıdır. Bu durumda protein değerinin bilinmesi hayati bir öneme sahiptir. Fakat, karabuğdayda her ne kadar glüten olmasa da aminoasit bakımından “lizin” ve “arjinin” gibi zengindir. Tüketici açısından karabuğdayın tercih edilme faktörlerinin en başında protein ve sağlıklı olduğu için olmasıdır. Düşük proteinli bir karabuğday unu değeri, ürünün en başta bu tercih edilme mantığını ortadan kaldırır. Ürünün kendine has imajına zarar verir. Karabuğdayda glüten olmadığından yapıyı çoğunlukla proteinler tutar. Protein değerinin düşük olması demek çıkacak olan ürünün de yapı birbirini tutamayacağından dolayı yayvan olmasına sebep olur. Hamur fırında yayılır, kabarma özelliği göstermez. Ürün kolaylıkla ufalanır.

Bunun yanında, proteinlerin su tutma özelliği vardır. Protein miktarı düştükçe ürüne eklenmesi gereken su miktarı artar. Böyle olduğu için hamur kıvamı ayarlanamaz. Hamur bazen çok sert çıkabileceği gibi bazen de çok cıvık çıkabilmektedir. Üretim hattında kayıplara yol açabilmektedir. Proteinler ısı ile birleştiğinde ürünün iç dokusunun dengede kalmasına yardımcı olur.

5.1 Bastak NIR DA 9000 ile Protein Analizi

Bastak NIR DA 9000, hammadde tedarikinden son ürün kontrolüne kadar tüm süreçlerde hızı ve doğruluğu birleştiren, sahip olduğu diode array sensörüyle, üstün spektroskopik analiz teknolojisiyle protein, glüten, nem ve kül değerlerini saniyeler içinde ölçer. Dünyanın önde gelen laboratuvarlarında tercih edilen bu cihaz, protein miktarını ve karabuğdayın besinsel değerini saniyeler içinde raporlayarak laboratuvar verimliliğinizi en üst düzeye çıkarır. Bastak’ın rakipsiz NIR teknolojisi, karmaşık analiz süreçlerini basitleştirerek hem zamandan kazanç hem de müşteriye gereken güveni sağlamaktadır.

 

Şekil 5: Bastak NIR DA 9000 Protein Analizi Cihazı. Bastak Instruments, 2026, Ankara, Türkiye.